Doların değer artışının durması, hatta kısmen tersine dönmesi Türkiye’nin yararına. Gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahını artırıyor, dolayısıyla bundan biz de yararlanıyoruz. Türkiye’nin ihracatı bile, durduk yerde parite etkisinden artıyor. Ödediği dış borçların yükü azalıyor. Alınan dış borçların maliyeti düşüyor.
Nitekim dün doların yeniden 5.30’u görmesinde dışarıdaki etkiler de belli bir rol oynadı. Türk Lirası’nın değer kazanmasına, değer kaybı aşamasında bu kaybın sınırlı kalmasına katkıda bulunuyor.
Şansızlığımız hep sürecek değildi ya, bu kez de talih bizden yana.Şeytanın bacağını kırdık, küresel piyasalardaki eğilimler Türkiye ekonomisini ve piyasalarını destekler nitelikte gelişiyor.
-Türkiye’yi destekleyen ikinci önemli gelişme de petrol fiyatlarında yaşanıyor. Dünya ekonomisinin yavaşlayacak olması ve özellikle ABD’nin en büyük petrol üreticisi duruma gelmesi, petrol fiyatlarını aşağı çekiyor. 3 Ekim’de Brent petrol fiyatı 86.74 dolarla son yılların en yükseğine çıkmıştı. Dün ise 66.56 dolara indi ve 1.5 ayda yüzde 23.5 düştü. Varil başına 20 dolar azalma meydana geldi.