Markar Esayan: Din, maneviyat ve ruh kamusal alana geri dönüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Doğu bunca bedeli ödemenin bir getirisi olarak, dinini (organik ev) elinde tuttu. Bu durum Doğu İslamı ve Hıristiyanlığı ile diğer inançlar için de geçerli. Din sadece dinden ibaret değildir. Bizler Batılının yaşadığı nostalji, yuvadan kovulma, cemaatten yoksun kalma duygularını o kadar şiddetli yaşamıyoruz. Çünkü Batı veya bizim Batıcılarımız Doğu’yu yağmalarken, cemaatlere, dayanışmaya veya öteki dünyaya olan inanca sığınıldı. Bu ise, varoluşun bütünlüğünü bir nebze birarada tuttu. Hem modernleştik, hem de hasar alsa da evimizde kaldık.

Ancak tamamen kayıpsız olduğumuzu kimse de söyleyemez. Muhtemelen, dindarlığımız ve tüm geleneklerimizde kaymalar oldu. Bunların tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Yani değerlerin yeniden değerlendirilmesi… Din, maneviyat ve ruh kamusal alana geri dönüyor. Ama varoluşun bütünlüğünün aldığı hasarları tamir etmek yerine, ehlileşebilir, radikal gelişimcilik takıntısıyla Batı’nın kötü bir kopyası olabiliriz. Doğu’nun değeri, çok hasar almasına rağmen, tam da bu hasara bir tepki olarak gündelik hayatın kendiliğine sahip çıkmasıdır. Ramazan, oruç, dayanışma, Paskalya’da yumurta boyama, komşuluk, aile, çocuklar bu anlamda da çok değerlidir.

Bunları kaybedeceksek, ilerlemeyelim, böyle kalalım daha iyi…

Markar Esayan’ın yazısı