Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), 24 Haziran seçimlerinde adayların eşit kampanya şansına sahip olmadığı ve AKP’nin devlet olanaklarını kendi çıkarına ve kötüye kullandığını yazan bir raporu kabul etti.

Euronews’ten Rahmi Gündüz’ün haberine göre Ukraynalı Parlamenter Olena Sotnyk tarafından kaleme alınan rapor AKPM Genel Kurulu’nda onayladı.
‘Hesap verilebilir değil’
Raporda seçim kampanyalarının finansmanı konusunda yeterli şeffaflık ve hesap verilebilirliğin bulunmadığı, vatandaşlar ve uluslararası kuruluşların gözlemcilik etmesi için gerekli yasal düzenlemelerin hala oluşturulmadığı, zarflarda sandık komitesi mührü konusunun tartışmalı olmaya devam ettiği, bazı sandık komitelerindeki kişilerin yasada belirtildiği gibi kura ile belirlenmek yerine yasal sürenin dışında valilerce veya bölge seçim komitelerince seçildiği belirtildi.
‘Eşit ve adilane seçim ortamı yoktu’
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) şeffaf davranmadığı ve kapalı kapılar ardında karar aldığı dile getirilen raporda, “Eşit ve adilane bir rekabet ortamı olmadı. Adaylar için medyada hakkaniyetli sürelerle yer alma, devlet olanaklarını ve bütçesini kullanmama gibi haklara ve kısıtlamalara tabi iken bu kurallar aday olan cumhurbaşkanına uygulanmadı ve bu da ona avantajlı bir kampanya imkanı sağladı” ifadelerine yer verildi.
‘İktidar partisinin mitingleri için devlet imkanları kullanıldı’
Adayların medyada eşit temsil edilmediği aktarılan raporda “Yasalara aykırı olmasına rağmen seçim kampanyası sırasında devlet görevlileri iktidar partisini ve adayını öven açıklamalar yaptı. Devletin ulaşım araçları aynı parti ve adayı için kullanıldı. Vatandaşlar iktidar partisinin mitinglerine yine devletin imkanları ile ücretsiz taşındı. Yine yasalara aykırı olmasına rağmen üst düzey askeri personel ve yargı üyelerinin seçim kampanyalarına angaje olduğunu gösteren haberler yer aldı” dendi.
‘Demokratik alan kısıtlandı’
HDP’nin güçlü olduğu yerlerde sandık taşımanın gerçekleştirilmesinin katılımın düşürülmesi imajını çizdiği görüşü raporda yer alırken, sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi: “Ülkedeki OHAL seçimlerde oy kullanmayı engelleyecek şekilde bir düzenleme değildi ancak önemli ölçüde demokratik tartışma alanını ve çoğulculuğu kısıtlamıştır. Adaylar hiç bir düzlemde eşit fırsata sahip olmamıştır. Temel özgürlüklerin kısıtlanmış olması ve eşitsiz rekabetin bu seçimler üzerinde ciddi bir etkisi olmuştur.”