Erdoğan'dan nasıl bir Cumhurbaşkanı olur?
E

mehvesMEHVEŞ EVİN

mehvese@yahoo.com

Recep Tayyip Erdoğan, bir aksilik olmazsa kendini Cumhurbaşkanı adayı ilan edecek…

Malum, kendisi 12 yıldır bu ülkenin yönetiminin başında. Yani icraatını da kişiliğini de çıkabilecek her adaydan daha iyi tanıyoruz.

Peki tarih onu nasıl bir Başbakan olarak yazacak?

Cumhurbaşkanlığı makamını yeterli görmeyen, yarı başkanlık hesapları yapan Erdoğan, nasıl bir yönetici?

11 yıl ‘kandırılmış’ bir siyasetçi

(Fotoğraf: Reuters)
(Fotoğraf: Reuters)

Partisinin iktidarda olduğu 12 yılın 11 yılı boyunca Gülen Cemaati’yle kucak kucağa olmuş… Türkçe Olimpiyatları’nın gururla açılışını yapmış… Cemaat’in yurtdışında diplomatlardan daha etkin örgütlenmesine, eğitim kurumlarıyla büyümesine, lobi yapmasına olur vermiş…

Ergenekon, Balyoz gibi davaların iddianameleri hazırlanırken ve delil yetersizliğine rağmen yüzlerce asker hapse girerken açık açık desteklemiş, “ben bu davanın savcısıyım” diyecek kadar ileri gitmiş, bürokrasi ve siyasetin her kademesinde cemaatçilere yer vermiş…

El ele, “askeri vesayete” karşı savaşmış, “hoşgörü” maskesinin altında laikliğin içini boşaltıp, daha “dindar” bir nesil yetiştirmeye ant içmiş…

Şimdiyse aynı Başbakan, “40 yıl boyunca cemaat maskesi altında ince ince ve son derecede sinsice inşa edilen bir ihanet şebekesi” diyor…

Cumhur’un reisi olabilir mi? 

Kendini Halife ilan edecek kıvama gelen, gücünden ve sözünden şüphe edene bir tekme savuracak kudretteki Başbakan, şimdi “Aldanmışız, safmışız” diyorsa…

Yargıdan emniyete, Başbakan’ın tabiriyle “hukuk cinayetleri” işlendiyse…

Yine kendi tabiriyle, cemaat “uluslararası istihbarat örgütlerinden güç aldıysa” yani Türkiye’nin kılcal damarlarına kadar “yabancı istihbarat” sızdıysa….

Ortalama zekaya sahip yurttaş bunu yer mi?

Yese de “Yav bizim Başbakan kek miymiş? Nasıl anlamadı, anladıysa da neden göz yumdu?” demez mi?

Diyelim ki Erdoğan Cumhurbaşkanlığına aday oldu… İnsan böyle “kolay ve safça” kanan bir adamı Cumhur’un reisi seçer mi?

Hadi diyelim Başbakan “kandırıldı”… Koskoca hükümet, AKP teşkilatı, anlı şanlı danışmanlar, bunca zaman armut mu topladı?  

Sünniden başka herkese düşman!

Peki Erdoğan’ın başka ülkelerle arası nasıl? Suriye krizini nasıl yönetiyor?

TC tarihinin en büyük terör saldırısı olan Reyhanlı’dan sonra gerçek failler ortaya çıkarılmamış, saldırıyı üstlenen ve hükümete ağır tehditler savuran cihatçı örgütle (IŞİD) neredeyse can ciğer kuzu sarması olunmuş…

20140508 reyhanlı5

Reyhanlı’dan önce olduğu gibi sonrasında da Suriye’deki “özgürlük savaşçıları”nın elini kolunu sallayarak sınırdan geçmesine izin verilmiş… “

‘İnsani yardım’ adı altında Hatay, Gaziantep, Kilis ve Urfa’da fink atan, hiçbir şekilde devletin denetimine tabi olmayan İslami kuruluşlar el üstünde tutulmuş…

IŞİD’in Musul’u ele geçirip, konsolosluk çalışanlarını ve TIR şoförlerini rehin alması üzerine, bu konuda yazıp çizmeyi, araştırmayı yasaklamış…

Kısacası AB politikasından sonra Ortadoğu politikasında da en hafif tabiriyle ‘çuvallamış‘ herkesi düşman bellemiş, herkesle düşman olmayı becermiş

Bütün bunlara rağmen ”Ortadoğu’daki gerilimin ülkemize sirayet etmesine asla izin vermeyiz” şeklinde konuşabilen bir Başbakan’ın, bırakın Cumhurbaşkanı adayı olmayı, siyasetten topyekün çekilmesi gerekmez mi?

Böyle bir yöneticinin performansına bakarak en hafif tabiriyle ‘beceriksiz’ denmez mi?

Karanlıklar prensi: Kürtlerle barış 

Kitaplar dolusu yazsak bitmez Başbakan’ın ‘başarıları’…

Roboski’de onlarca çocuğun üzerine TSK bomba yağdırmış, hala bu korkunç saldırının sorumluları hesap vermemiş… Acılı insanlar parayla, olmayınca tehdit ve zorbalıkla ‘susturulmaya’ çalışılmış.

20140107 roboski3

Önce demokratik açılım, sonra barış süreci denilenerek coğrafyada çok daha evvel tesis edilmesi gereken bir ateşkes sağlanmış. Hakkını yemeyelim, oy ve sempati uğruna da olsa ‘Kürdistan’ deyip Şiwan Perver’le Diyarbakır’a çıkarma yapmış…

Diğer yandan her seçime giderken vitesini milliyetçiliğe yükseltmiş…. Muhalafet partilerini sayısız kere aşağılamış… Barış sürecinin ‘akil’lerini, tıpkı arazi seçtiği gibi kendi eliyle seçmiş, ama onların bile ne dediklerini dinlememiş.

Bu arada Lice’de, Gever’de Kürtlerin üzerine ‘gerçek mermiyle’ ateş açılmış…

İki yıldır kör topal ilerleyen barış sürecini Meclis’ten, kamuoyundan gizlemiş…

Böyle bir Başbakan’ın sözüne güvenmek mümkün mü?

Herkesin Cumhurbaşkanı olmaktan uzak

Herkesin Başbakanı olmadığı gibi, herkesin Cumhurbaşkanı da olmayacak Recep Tayyip Erdoğan…  

Bunu, Gezi protestolarına katılanlara ettiği hakaretlerle, nefretle, hatta Kabataş olayı ve Dolmabahçe Camii ‘yalanları’yla gösterdi.

20140701 gezi doktorları

Kentine sahip çıkmak isteyen yurttaşları polis şiddetine boğup, onlarca genç öldürüldükten sonra ‘destan yazdık‘ diyebilecek kadar zalim oldu.

Aylarca komada kalıp, 16 kiloya düşmüş bir çocuğun cenazesine hakaret etti. Alevilere, Yezidilere, Kürtlere, laiklere, kadınlara, Ermenilere, Rumlara, Yahudilere, yabancı gazetecilere ayrımcılık ve nefret dolu sözler sarf etti.  

Eğitimden yargıya, tarımdan çocuk haklarına, çevreden insan haklarına, adaleti kendi çıkar ve anlayışına hizmet etmesi için torba yasalarla eğip büken bir hükümetin başındaki ‘ulu‘ Başbakan, medya patronlarının ‘beyefendi’si, sevenlerinin ‘uzun adam‘ı, şimdi Cumhur’un başı olmak istiyor…

Yolsuzluk ve şaibeli seçim 

Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’sinin yönettiği yıllar, şüphesiz yolsuzluk iddialarıyla da hatırlanacak.

Aile fertleri, bakanları, bankaları ve iş adamları arasında dönen para alışverişindeki usulsüzlükler, halen ortaya çıkarılabilmiş değil.

Fotaoğraflar: Ümit Bektaş / Reuters
Fotaoğraflar: Ümit Bektaş / Reuters

Zira 17 Aralık sonrası emniyetten yargıya, büyük bir tasfiye yaşandı…

Hapse giren bakan oğulları, iş adamları, banka yöneticileri çıktı. Hepsi aynen ‘‘lerine devam ediyor.

Son yerel seçim sonuçları ise hala şaibeli. Oy sistemindeki teknik açıklardan tutun oy çalmaya, tahribat yapmaya, türlü hile hurda döndüğü biliniyor hatta ıspatlanıyor ama, kimse hiçbir şey yapamıyor.

12 yıllık süreçte Türkiye’nin suları satıldı, inşaat enkazına dönüştü, para ve rant uğruna kültür ve doğa mirası feda edildi. İşçi ve kadın cinayetlerinde rekor kırdık. Eğitimde ve kadın istihdamında gerilemekten hal olduk.

Gelişiyoruz, büyüyoruz diye diye insanlar, kölelik şartlarında çalışmaya ve ölmeye mahkum edildi.

Bu pek kısa özete bakıp söyleyin:

Recep Tayyip Erdoğan’dan nasıl bir Cumhurbaşkanı olur?