Eğitimli ve sosyal statüsü tatminkâr olan kesimler çoğunlukla CHP’ye oy veriyor: Az eğitimli ve statü yükselmesi isteyen kesimler Cumhuriyet’ten beri Serbest Fırka’ya, Demokrat Parti’ye, Adalet Partisi’ne, şimdi de AK Parti’ye oy veriyorlar.
CHP’nin asıl sorunu, bunu aşamamış olmasıdır. “Eğitim” örneğiyle bu konuyu ayrıca yazacağım.
CHP’nin iletişim kuramadığı geniş kesimleri AK Parti ideoloji faktörüyle daha bir sadık hale getirdi. Son yıllarda MHP ile birlikte milliyetçilik faktörü “cumhur ittifakı”nın harcı oldu.
AK Parti’nin ilk dönemlerinden farklı olarak, muhaliflerle diyalog kurmak yerine onları suçlayan, dışlayan sert bir politika gelişti.
Ama madalyonun öbür yüzü de var: Bu politika kendi tabanını konsolide ederken muhaliflerini katı bir duruşa itti.
İktidar, yaklaşık yüzde 2’lik bir seçmenin barajı aşsın diye HDP’ye oy vermesini eleştirirken, kutuplaşmanın bundaki rolünü akıldan çıkarmamalıdır.
Bu sağlıklı bir sosyolojik tablo değildir. “Üç Türkiye” arasındaki ideolojik duvarları yıkmak gerekiyor.