Danışmanları meydanı yiğide bırakmış. Prompter’larla baş başa kalmış, sonuna yaklaşmış, artık itiraf aşamasını bile geçmiş bir otokrat duruyor kalabalıkların karşısında.
Eline geçen anketler mutsuz ettikçe kendini içkiye vuran bir çaresiz gibi yalanlara sarılıyor. Etrafındakilerde korkulu bir telaş. Onlar da, değil mi ki reis öyle yapıyor, atıvermişler kendilerini ahlaka-hakikate bağlayan palamarları.
Son yılların basın demirbaşlarından Abdülkadir Selvi, son ‘Kandil operasyonu’ balonunu arkadaşlarıyla şerbet masasında hasbıhal edermiş rahatlığıyla yazıveriyor sözgelimi. “Nedendir bilinmez ama Kandil operasyonu henüz beklenen heyecanı oluşturmadı” baklasını çıkarıveriyor ağzından. Zaten iktidarın kendi seçmeninden bile teveccüh görmemiş, kimseleri inandırmamış bu seçim arifesi kahramanlık menkıbesi oyununu faş ediyor.
İktidarın bu çıplaklık modasına uyan elbette yegane eryiğit Perinçek. Kendisini, “Erdoğan karşıtı ama CHP ve HDP’ye inat Erdoğan’a oy veren” vatandaş olarak tanımlıyor. Bu seçimlerde de kime inat kime oy vereceğini açıklayan bir siyasi lider olarak çok yakışıyor devlet müsameresindeki rolüne.