Mücella Yapıcı: Kimse sormaz gerçekten hangi yurttaşların mağduriyeti önlenecek diye

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Gerekçe gösterilen hep yurttaşların mağduriyetidir. Kimse sormaz gerçekten hangi yurttaşların mağduriyeti önlenecek diye. Zira öyle bir önyargı yaratılmıştır ki: Asıl imar suçu işleyenler hep kaçak olarak başını sokacak bir ev yapmış olan garibim halklardır. Ve kimse, bu yurttaşların temel insan haklarından olan insan onuruna yaraşır barınma/konut hakkını (ki bu hak mülkiyet hakkında bağlı olmayan bir haktır) çözmekle sorumlu olan merkezi ve yerel yönetimlerin bu konudaki sorumluluğunu aklına bile getirmez. Sistem meseleyi çözmüştür. Önce insanlar mecburen iş ve aş peşinde kente göçerler, hazine arazileri üzerinde başlarını sokacak bir katlı kondularını yaparlar. Tüm birikimlerini de arazi mafyalarına kaptırırlar bu arsalar için… Güzeldir buralar, yaşanılasıdır. Ağacı, böceği, bahçesi vardır. Fabrikadan çok da uzak değildir. Yürüyerek gider gelirsin. Dayanışma da vardır bir yandan komşularla, henüz köy tükenmemiştir erzak filan gelir…

Devletin de, sermayenin de işine gelmiştir bu durum, kimse konut sorunu diye sesini çıkarmaz maliyetler düşmüştür işte… Sonra mı? Sonrası malum. Çıkarırlar bir imar affı mülkiyetin çok da dert olmadığı bu yaşam alanlarını mülkiyet vaadiyle bağlarlar sistem politikacılarının seçim oyunlarına, kat çıkarsın sonra evlatlar için… Sonra hep af beklersin, fabrikalar kapanır, işsizlik gelir çatar, kirli bir savaş vardır ülkenin bir ucunda, onlar da gelir yanına… Sen beklersin, nasıl olsa af çıkar, bak göz yumuluyor…

Mücella Yapıcı’nın yazısı