Hiç ihtiyacın yoktu. Örnek gösteriliyordun. Ordunun “askeri başarılarına” imzalar atmıştın. Askerinle “Zeytin Dalı Harekatı”nı başarıyla yönetmiştin. Apoletinden beklenen buydu. Milletin gururuydun. Partili general oldun. Ciddi hasar verdin. Diyeceksin ki, ey gazeteci “O toplantıya Cumhurbaşkanı gelmemiş olsaydı, ben orada olur muydum” diye sor ve cevabını sen ver. Cumhurbaşkanı, “Ordunun Başkomutanı” sayıldığına göre onun bulunacağı bir toplantıya gitmek zorundaydım. Evet General! Gitmek zorundaydın. Fakat bu alkış niye? Bir başka general de cumhurbaşkanına karşı aday olacağı lafları dolaşan bir siyasetçiyi “adaylıktan caymaya ikna etmek (!)” için adamın villasının bahçesine helikopterle iniş yaptı. Daha helikopterin tekerleğinin izi bile kuramadı. Üstüne de senin naylondan alkışın geldi. Türkiye, apoletine siyaset sinmiş partili generaller dönemine çekilmiş oldu.