Sıkıntıdan ölüm grubu!

 

deniz arslanDENİZ ARSLAN

adeniza@gmail.com

Dünya Kupası kuraları çekildiğinde H Grubu’na şöyle bir göz atan her futbolsever herhalde, kredi kartı ekstresi görmüş gibi yüzünü buruşturmuştur. Grubun akıbeti de aynen böyle oldu.

Futbol romantiği kontenjanından görev yapıp bungun orta saha mücadelesinden zevk devşiriyorsanız bilmem ama, şu güzelim turnuvanın itibarı korunacaksa, H Grubu maçlarının bir an önce bitmesi elzem hale gelmiş görünüyor.

Şimdi gruptaki ikinci maçlara ve son duruma bir bakalım…

Belçika’ya 10 dakika gizli favorilik yetti

Pazarın ilk maçında grubun – kâğıt üzerindeki – iki dişli takımı Belçika ile Rusya, Maracana’da oynadıkları maçta hiçbir şeyi değilse bile stadın itibarına gölge düşürmeyi başardı. Herkesin gizli favorisi Belçika ilk yarısında biraz Mertens’le yüklenebildiği maçın ikinci yarısını büsbütün uykuda geçirdikten sonra, son 10 dakikada Hazard’ın kişisel becerisiyle ikinci galibiyetini de alıp gruptan çıkmayı başardı.

Fabio Capello yönetimindeki Rusya ise Güntaç Aktan yönetimindeki Anadolu’dan Görünüm programı kadar bayat ve renksizdi.

Wilmots, toparlan!

Üstad Turgay Şeren olsa, bu başlığı atardı yazısına, Belçika’nın galibiyetine rağmen. Zira turnuva öncesinde herkesin övgülere boğduğu, gizli favori listelerinde başı çeken Belçika, şu anda tek tek yetenekli oyuncuların bir arada sahaya çıkıp kendi başına takıldığı bir grup adamdan ibaret.

Oyuncular arasında dikkat çekici bir uyum ve dayanışma yok, hücum organizasyonları sadece iki kanattaki Mertens’le Hazard’ın anlık parlayışlarına bakıyor ve genel olarak takımın herhangi bir oyun planı yokmuş izlenimine kapılıyorsunuz.

Ama onlar açısından asıl güzel işaret, buna rağmen ikide iki yapıp gruptan çıkmayı garantilemiş olmaları. Zira gizli favori olarak adından bu kadar çok söz edilen son takım Kolombiya, ABD 94’te güzel güzel topunu oynadığı halde erkenden kupaya veda etmiş, sonrasında da Escobar trajedisi gerçekleşmişti.

Velhasıl Belçika için hâlâ umut var, ama iki maçtır hiçbir şey yapmayan Romelo Lukaku için yok gibi. İlla ki genç, heyecan verici, pırpır forvet arıyorsanız, size Joel Campbell verelim bir doz.

Mavi gömlek, mor surat

Russia's coach Fabio Capello is seen after Belgium scores a goal during their 2014 World Cup Group H soccer match at the Maracana stadium in Rio de Janeiro
Fotoğraflar: Reuters

 

Müsadenizle Rus kamuoyunun hislerine tercüman olup ufacık tefecik ülkelerin bile şakır şakır futbol oynadığı, korkusuzca saldırdığı şu güzel turnuvada, koskoca Rusya’yı sersem sepelek bir Serie B takımına çeviren Fabio Capello hocamıza biraz saydırmak istiyorum…

Hocam, tamam mavi gömlek yakışmış, kariyeriniz benim diyen insan kaynakları müdürünü yerinden zıplatır, 2018’e kadar kontratı da koymuşsunuz cebinize, helal olsun. Ama senede 11 küsur milyon doların karşılığı bu olmamalı.

Putin’in Rusya’sı maşallah, huysuz apartman yöneticisi gibi sağa sola sataşıp duruyor ama sizin Rus milli takımınız, sisteme uymaya çalışmaktan ne yapacağını şaşırmış 19 Mayıs provası yapan lise öğrencilerini andırıyor. Yaratıcılık, inisiyatif, macera ruhu gibi kavramlar takımın lugatinden büsbütün kalkmış.

Reel sosyalizm nostaljisi yapılacaksa, bırakın onu Ruslar kendisi yapsın hocam.

Zamanında, “Gerekirse tüm maçları penaltıyla kazanıp şampiyon olmaya hayır demem” diye beyanat vermişsiniz hocam. Şimdi, bizim bir lafımız vardır. “Rakı içenler öldü de su içenler ölmedi mi?” deriz en gamsız edâmızla. Hiddink’in takımı da başarılı olamıyordu ama hiç değilse iki tutam top oynuyordu hocam. Bilginize (Ama hocam, gömlek gerçekten kıyak).

Cezayir’de 82 ruhu

Grubun diğer maçında ise Vahid Halilodzic’in beş değişiklikle sahaya sürdüğü Cezayir, hem gayet akıllı, hem de çok istekli bir ilk yarı oynayarak Güney Kore’yi eşekten düşmüş karpuza çevirdi.

Cezayir’de Brahimi ve Slimani gibi isimlerin performansı dikkat çekse de maçı kazandıran hem bütün olarak takımın genel tavrındaki değişim, hem de Güney Kore savunmasının içler acısı haliydi.

32 yıl sonra ‘o’ ikinci tur gelecek mi?

Algeria's national soccer players celebrate their team's fourth goal by Brahimi during their 2014 World Cup Group H soccer match at the Beira Rio stadium in Porto Alegre

Şimdi kalpler (yani, en azından benimki) Cezayir için atıyor. Zira Cezayir, son maçta alacağı sonuca bağlı olarak tarihinde ilk kez Dünya Kupası’nda ikinci tur görüp 32 yıl gecikmiş bir başarıya uzanabilir.

Bilenler biliyordur ama liseli kardeşlerimiz için tekrarlayalım. 1982 Dünya Kupası’nda son grup maçları şimdiki gibi aynı anda oynanmıyordur. Cezayir grupta Batı Almanya ve Şili’yi yenerek 4 puanla son maçı bekler. Son maç Almanya ile Avsuturya arasındadır ve averajın cilvesi sonucu Almanya eğer Avusturya’yı bir ya da iki farkla yenerse, üç takım da aynı puana erişecek ve Almanya ile Avusturya kol kola ikinci tura çıkacaktır.

Tarihe ‘Gijon Kepazeliği’ olarak geçen o maçta tam da bu olur. Almanya, 10. dakikada Hrubesch’in golüyle öne geçer ve iki takım maçın geri kalanında, 80 dakika boyunca tatlı tatlı al-ver yapıp Cezayir’i futbol tarihinin en büyük haksızlıklarından birine maruz bırakır.

 

Zamanında İngiliz gazeteciler Gandi’ye sormuş, “Batı medeniyeti hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye, “Fena fikir değil aslında” diye cevap vermiş.

İşte kalplerin Cezayir için atması bu yüzden, 32 yıl sonra da olsa içleri biraz soğusun diye.