Susurluk kazasıyla derin devletin kirli çamaşırları ortaya saçıldı.
Biz “temiz toplum” rüyaları görürken, Fetullah’ın rüyasının gerçekleşmesi için yapı taşları döşeniyordu.
Meral Akşener’in “hizmetlerini” tee o yıllardan hatırlıyoruz.
Ardından da 28 Şubat geldi.
Sonradan anlaşıldı ki o “irtica” heyulası veya o “çağdaş uygarlık düzeyi” mavalları işin kamuflajından ibaretti.
Meğer, 28 Şubat deyince akla gelen Müslim Gündüz-Fadime Şahin vakası bile FETÖkulli kurgusuydu.
Hrant Dink cinayeti Ergenekon ve Balyoz kumpasına uluslararası meşruiyet sağlamak içindi. Vaktiyle yazmıştım, yineleyeyim: “Bu milletin mana iklimine 28 Şubat’ta hunharca saldırmasaydılar, bu millete rağmen hiçbir güç Türk ordusuna ‘kumpas’ kurmaya cesaret edemezdi…”