İktidar partisinin ve “Reis”in çöken ekonomiyi yeni iktidara bırakıp bir süre sonra “kurtarıcı” olarak geri dönmesi senaryoları ise pek gerçekçi değildir; çünkü karşımızda sıradan bir parti değil, sermayesiyle, medyasıyla, bürokrasisiyle, düştüğü anda çökmeye yazgılı bir “network” vardır. Yeni iktidar ise kaçınılmaz olarak bir “devri sabık” yaratmak, devlet aygıtını “AKP’den arındırma” operasyonuna tabi tutmak zorundadır ve bunun çok ciddi sonuçları olacaktır.
“Reis”in yenilgiyi kabul ettiği ve onurlu bir geri çekilmenin arayışı içinde olduğu iddiaları da akla pek uygun düşmemektedir, seçim sonuçlarını tanımayıp “Ben gidersem Türkiye de gider” tarzı bir mücadele içerisine girmesi ise daha yüksek bir ihtimaldir. Dolayısıyla böyle bir senaryo, sonuçları en kestirilemez, en öngörülemez olana işaret etmektedir.