Kuşkusuz sadece ekonomide değil, AK Parti’nin en temel özelliklerinden biri olan demokratikleşme reflekslerinin de zayıflamaya başlaması Türkiye’nin yeniden eski günlere dönüşünün kıvılcımını ateşlemiş oldu. Oysa AK Parti iktidarı hem ekonomideki rasyonel politikaları, hem de demokratikleşmede gerçekleştirdiği reformlarla içeride ve dışarıda güven veren bir Türkiye fotoğrafı oluşturmuştu.
Ama ne yazık ki sonrasında içerideki reformcu kimlik solmaya başladığı için dışarıdan gelen para akışı da zayıflamıştır. Ve bugün geldiğimiz noktada Türkiye artık pahalı borçlanan bir ülke haline gelmiştir.
Buradan çıkış için kahin olmaya gerek yok, AK Parti hiç zaman kaybetmeden yeniden reformcu kimliğine geri dönmeli, ekonomide yapısal reformları hızla gerçekleştirmeli ve en önemlisi de hukukun üstünlüğüne dayalı bir ülke olduğunu dosta, düşmana açıkça göstermelidir.