Balyoz’da mahkûm oldukları halde yeniden yargılanma yolu açıldığı için cezaevinden tahliye edilenler muhtemelen Anayasa referandumunda ‘Hayır’ oyu kullanmışlardır, ama olsun; sonuçta özgürlüklerine, bizlerin oylarımızla gerçekleşen anayasa değişiklikleri sayesinde kavuştular..
Yargıya yargı dışından müdahaleler yalnızca adalet duygusunu zayıflatmakla kalmıyor, davaları çerçevesi dışına çıkartarak doğru kararlara ulaşılmasını da imkânsız hale getiriyor. ‘Balyoz davası’ sözgelimi; aslında ülkemizin son 50 yılda alıştırıldığı bir siyasete müdahale girişimiyle ilgili olduğu için ve zamanlaması itibariyle, dört başı mamur bir yargılamaya müsaitti; ancak müdahaleler yüzünden içinden çıkılmaz bir hal aldığı gibi, çıkan kararlar da adalet duygusunu tatmin etmedi.
‘Darbe girişimi’ ile irtibatlı olduğu ve darbeler genellikle askerin en tepe kademelerinde kotarıldığı halde, ‘Balyoz davası’ kapsamında, çok sayıda küçük rütbeli de yargılandı. Anayasa Mahkemesi temel iki tanığın dinlenmemesini ve en belirgin kanıtın yeterince incelemeye tâbi tutulmamasını ‘yeniden yargılama’ gerekçesi saydı. Eksiklik neden/nereden kaynaklanmış olabilir dersiniz? Evet, yersiz müdahalelerden… İyi ki referandumla anayasa değişiklikleri gerçekleşti; hiç değilse bu gerçeği daha iyi görebiliyoruz.