Yeni başsavcı geldiğini belli etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine yeni atanan Hadi Salihoğlu, “Geldiğimiz belli olsun” sözünü tuttu, bir günde Çağlayan İstanbul Adliyesi’nde köklü değişikliklere imza attı.

Salihoğlu önce 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında düğmeye basan savcıları görevden aldı. Ardından adliyedeki 90 savcının görev yerlerini değiştirdi. Son olarak da 1 Ekim 2012 tarihinde yürürlüğe konan çalışma talimatını değiştirdi.

Turan Çolakkadı’nın görev yerinin değiştirilmesinin ardından göreve getirilen Salihoğlu geçen hafta basın mensuplarıyla yaptığı tanışma toplantısında, “Buraya geldiğimiz belli olsun. Esaslı görev değişiklikleri yapacağız” demişti.

Hadi Salihoğlu, 'kanunların kendisine verdiği yetki ve görevleri kullanacağı'nın altını çizmişti.
Hadi Salihoğlu, ‘kanunların kendisine verdiği yetki ve görevleri kullanacağı’nın altını çizmişti. (Fotoğraf İstanbul Adliyesi’nin sitesinden alınmıştır.)

17 Aralık’ı başlatan ‘yandı’

Üç bakan çocuğuyla işadamları Rıza Sarraf ve Ali Ağaoğlu’nun da şüpheliler arasında bulunduğu 17 Aralık soruşturmasını bir buçuk yıldır yürüten Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç dosyalarından el çektirildi. Sonradan bu dosyada görevlendirilen Mustafa Erol‘un da görevden alınmasıyla sadece savcı Ekrem Aydıner kaldı. Kara ile Yüzgeç’in iddianameyi bitirmek üzere oldukları iddia ediliyordu.

Adliye’de 115 görev değişikliği

İstanbul Adliyesi’ndeki 192 savcıdan 90’ının yerleri değiştirildi, 25 hâkim de başka adliyelere atandı. Savcıların baktıkları dosyaların ellerinden alınmasıyla takip edilen soruşturmalar el değiştirmiş oldu. Bu değişiklikle Çağlayan Adliyesi’deki 115 hâkim ve savcının görev yerleri değiştirilmiş oldu.

‘Başka 17 Aralıklar olmasın’

Savcının en köklü icraatıysa çalışma talimatını değiştirmek oldu. ‘Manidar’ bir değişiklik olarak görülebilecek bu adımla yapılan düzenlemeler akıllara ‘Yaşanabilecek olası operasyonları engelleme hamlesi mi’ sorusunu getirdi. Yeni düzen kısaca şöyle:

* Teknik ve fiziki takip talebinde bulunan savcılar artık tek başlarına mahkeme kararı alamayacak. Yeni talimata göre, savcı istemini yeni kurulan teknik büroya iletecek ve gerekçelerini de açıklayacak. Teknik büro ‘uygun’ görürse, talep mahkemeye gönderilecek.

Bu madde akıllara Adli Kolluk krizine benzer durumların önüne geçilmek istendiğini getiriyor. Zaten Salihoğlu da yukarıda bahsedilen konuşmasında şu ifadeleri kullanıyordu: “Görevli savcılar bana niyabeten görev yapıyorlar. Ben buranın sorumlusuysam, ilgili kanunların bana verdiği yetki ve görevleri kullanacağım. Bana niyabeten bağlı olan bir savcı, beni kenara atıp kendi kendine hareket edemez. Eğer başsavcıysam buradaki her önemli olayı bilmek zorundayım. Savcıların, ‘bilgi vermek zorunda değilim’ demeleri olmaz. Siz, haberlerinizi haber müdürünün onayına sunmadan yayınlayabiliyor musunuz?”

* Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu ile Malvarlığına Karşı Suçlar Soruşturma Bürosu kapatıldı. Bu iki büro, ‘Genel Soruşturma Bürosu’ gibi muğlak ve alanı oldukça geniş bir çatı altında birleştirildi. Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu, Kaçakçılık- Nakrotik Suçlar Soruşturma Bürosu ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu da tek çatı altında toplandı. Yeni kurulan birime ‘Kaçakçılık, Toplumsal Olaylar ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ adı verildi. Bu büro ayrıca, tartışmalı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun‘da düzenlenen suçlara da bakacak.

* Kaçakçılık, Toplumsal Olaylar ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na gelen evraklardan ‘örgütlü suç kapsamında olanlar’ doğrudan savcılara verilmeyecek. Başsavcı vekilleri inceledikten sonra bürodaki cumhuriyet savcısına bizzat başsavcı vekili tarafından verilecek.