Çiğdem Toker: Yoksa 'polemik' diye şeffafça kapatılmaya çalışılan mesele, bir polemikten çok fazlası mı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Kapınızın önüne çağırdığınız habercilerden istediğiniz “anlayış”ın gerekçesi enikonu nazik: “Polemik çıkmasın.” Milyonların kaderini, rejimin yapısını etkileyecek tarihsellikteki bu iddiaya dair, soru almamak için bildirdiğiniz gerekçe bu evet:

Polemik çıkmasın.

Polemik kelimesinin karşısında; siyasal, bilimsel ya da yazınsal herhangi bir konuda yazılı olarak, basında yapılan sert tartışma, kalem kavgası diye yazıyor sözlükte.
Sözlerinize “şeffaflık” diye başlayacaksınız. “Demokrasi, basın hürriyeti” diye devam edeceksiniz.

Sonra da üzerinizde ağır baskı kurulduğuna dair iddiaların sorulmasına ket vuracaksınız.

Bu ülkede yüzlerce gazeteci ve akademisyenin ifade özgürlüğü adına ağır bedeller öderken, sırf polemik çıkmasın diye herkesin kafasındaki sorudan koşar adım kaçacaksınız.

Bir soru da buradan not düşelim: Madem memlekette bu kadar demokrasi sorunu var, “geniş mutabakat sağlanamasa” bile diğer seçenek denemeye neden değmedi?

Yoksa “polemik” diye şeffafça kapatılmaya çalışılan mesele, bir polemikten çok fazlası mı?

Çiğdem Toker’in yazısı