Kemal Can: Bahçeli, Erdoğan ikna olduğu için mi yoksa Erdoğan'ı ikna etmek için mi devreye girdi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Hâlâ hafızalarda canlı olan ve “yeni Türkiye”nin yolunu açan 2002 çıkışı bir kenara bırakılsa bile, yakın dönemde Bahçeli’nin yaptığı erken hamlelere ve yarattığı sonuçlara bakılacak olursa; hemen hiçbirinin “boş” çıkmadığı kolayca görülebilir.

7 Haziran 2015’te hemen seçim gecesi yaptığı “koalisyonlara girmeyeceğiz” açıklaması Türkiye’yi 1 Kasım’a götürdü. “Filli durumu hukukileştirmenin zamanı geldi” diyerek başlattığı sürecin sonunda Türkiye 16 Nisan referandumu ile yeni bir rejimin kapısını açan anayasa değişikliklerini yaptı. “Baraj kaldırılsın” diyerek açtığı tartışmanın sonunda Türkiye “cumhur ittifakı” ile tanıştı.

Ve Bahçeli, şimdi de erken seçim istiyor ve bu hamlelenin de “boş” çıkmaması büyük olasılık.

Erdoğan, aksini söylese de, süreklileşmiş seçim atmosferini sıcak tutmaktan hiç vazgeçmedi ve “erken seçim” gündemini muhalefete bırakmadan, örtülü biçimde “biz ne zaman istersek” havasında tuttu (…) zamanı lehine çevirebileceğine hep inandı.

Fakat gelinen nokta Erdoğan’ın “özgüvenini” doğrulamıyor. Dolayısıyla asıl soru şu: İktidarda ismiyle müsemma bir rolü olan Devlet Bahçeli, Erdoğan ikna olduğu için mi yoksa Erdoğan’ı ikna etmek için mi devreye girdi? Tartışmayı başlatıyor mu, bitiriyor mu?

Kemal Can’ın yazısı