Eğer bu saldırı uzun vadeli bir askeri operasyonun ilk dalgası değilse -ki öyle değilmiş gibi görünüyor şu an- ortada emperyalizm açısından herhangi bir başarı bulunmuyor. Kendi içlerinde güçlü bir müttefiklik ilişkisi tesis edip tek ses olamadılar, bir kamuoyu yaratamadılar, Trump ve Pentagon arasındaki ihtilaflar bir kez daha açığa çıktı, saldırı Suriye sahasındaki herhangi bir şeye etki yapacak güçte değildi, Suriye ordu güçleri ve müttefikleri kayda değer bir zayiat vermedi, Suriye hava savunma sistemlerinin fena çalışmadığı görüldü, ABD ve müttefikleri Suriye hava sahasına uçak sokmaya ve bir hava bombardımanı yapmaya cesaret edemediler.
Rusya ise başından beri Trump’ın “çılgın” ve May’le Macron’un “kifayetsiz muhteris” hallerine karşı “aklıselim”i temsil etti. Putin soğukkanlıydı, Lavrov ve Zaharova iyi bir imaj çizdiler, savaşı mahkûm edip diplomasiye çağıran açıklamalar yaptılar. Esad da savaşın başından beri koruduğu vakur, metanetli tavrını muhafaza etti, sağlam duruşunu sürdürdü. Dolayısıyla Rusya’nın belki anlık olarak “karizmasını çizdirecek” ama reel olarak hiçbir dengeyi değiştirmeyecek bu sınırlı saldırıya askeri bir karşılık vermemesini bir zaaf ve zayıflık belirtisi olarak okumak yerine uzun vadede kazandıracak, akıllıca bir hamle olarak değerlendirmek akla çok daha uygun görünüyor.