Doğu Guta ile bağlantılı bir diğer faktör kuşkusuz Türkiye’nin Afrin operasyonu. Zeytin Dalı’nın karşılığı İdlib ve Doğu Guta’da işbirliğiydi. Bir ara Rus lider Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Doğu Guta’da işleri kolaylaştırdığından söz edip daha fazlasını istemişti.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Sözcüsü Redur Halil bu konuda bana “Erdoğan, Afrin’de iş bitinceye kadar Doğu Guta direnişin devam etmesini istedi. Pazarlıklar bu yüzden uzadı. Duma’da İslam Ordusu’na ‘direnin’ diyen de Erdoğan’dır. Hatta Erdoğan, İslam Ordusu’na Tel Rıfat’ı teslim almadan direnişin bitirilmemesi yönünde mesaj gönderdi” dedi.
Ben “İslam Ordusu Suud bağlantılı, Ankara’ya bu kadar kulak vereceklerini zannetmiyorum” diye itiraz ettiğimde “Doğru, Suud bağlantılı ama Türkiye ile ilişkileri de var. Erdoğan’ın mesaj göndermesi iddia değil kesin bilgi, tekrar ediyorum, bu kesin bilgi” yanıtını verdi.
Anladığımız kadarıyla bu taktiklere rağmen Tel Rıfat için Rusya ve İran’dan onay çıkmadı. Ankara’nın Duma’da etkisi şüpheli olsa da Doğu Guta’nın diğer parçalarından çekilen Feylak el Rahman ve Ahrar el Şam’ı ikna eden aktörlerin Türkiye ve Katar olması mantıklı. Yani genel çerçevede Doğu Guta’nın boşaltılması ile Zeytin Dalı arasında bir ilişki var.
Ahrar el Şam, Feylak el Şam ve Heyet Tahrir el Şam’ın tahliye anlaşmasını kabul etmesinin ardından geriye Şam’da devrim düşleyen cephenin Doğu Guta’ya yüklediği anlam önemini yitirdi. Duma bölgenin diğer parçaları olmadan uzun süre direnemezdi.