CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugünlerde yaptıklarına bakın. Akıl almaz bir gerilim siyaseti izliyor. Hiçbir ölçüsü yok. Cumhurbaşkanı’nı FETÖ’cü ilan ediyor, sanatçılara “güruh” diyor. Hızını alamıyor dönüp Afrin Harekatı’nın devam ettiği bir zeminde Atatürk’ün şu sözünü hatırlatıyor: “Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir.”
Kılıçdaroğlu, bu siyasetiyle toplumsal ayrışmayı daha da derinleştiriyor. Hatta CHP’yi CHP olmaktan çıkartıyor.
Peki, bunu neden yapıyor?
İki gündür Ankara’da siyaset kulislerinin nabzını tutmaya çalışıyorum. CHP kulisleri bir hayli hareketli ama kimsenin dönüp bu gerilim siyasetiyle ilgilendiği yok. Sokağı hareketlendirsin diye partiye taşıdığı PM üyesi Sera Kadıgil veya İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu gibi isimler bile gerilim siyasetinde Kılıçdaroğlu’nun gerisinde kaldı.
CHP’lilere göre Kılıçdaroğlu, bu siyasetiyle umudunu küresel güçlerin siyasi ve ekonomik olarak Türkiye’yi sıkıştırmasına bağlamış durumda. Böylece bütün muhalifleri kendi etrafında toplayacak ve “iktidar olacak” sanıyor.