“Dostum Putin”, 35 kez sarayı telefonla arayınca mayalı hamur gibi kabardık. Rusya’daki terör örgütünün bürolarını, Ermenistan’ın sırtının nasıl sıvazlandığını, Moskova himayesindeki terör örgütü kamplarının nasıl Ermenistan’a kaydırıldığını göremedik. S-400’leri kaptık!.. Akkuyu nükleer santralini peşkeş çektik!..
Suriye gündemiyle, Ankara’da, Rusya-İran ve Türkiye arasında zirve yapıldı. Ortada dünyaa lideri, ele ele tutuşulan bir kare manşetlere taşınınca yine zafer sarhoşu olduk. Artık Suriye’de oyun kurucu olduğumuzu sanıverdik. Kör gözlerimiz, ortak deklarasyonda terör örgütleri arasında PKK/YPG’nin olmadığını bile göremedi. Deklarasyondaki ayrılıkları ruhumuz bile duymadı.
Putin’in ile Ruhani dünyaa liderinin elini sıkmıştı bir kere… Büyük zafer kazanmıştık!.. Objektif değerlendiremedik. Hataların üstünün nasıl kapatıldığını, karşı tarafın hamlelerini göremedik. “Görüntü var ama ses de var mı” diye soramadık.