Kadri Gürsel: Demirörenlere de geçmiş olsun

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Demirören’le Doğan arasındaki metazori “pazarlık” sürerken, iktidar medyası “28 Şubat’ın sivil ayağının cezalandırılacağı” tehditleriyle satışı kolaylaştırma görevini üstleniyor, Aydın Doğan’ın üzerinde “Demokles’in kılıcı” gibi sallandırılan ceza davaları da benzer bir fonksiyonu yerine getiriyordu.

Doğan Medya Grubu’nun iktidarın temsilcisi bir sermaye grubu tarafından bu şartlarda ele geçirilmesiyle birlikte, zamanımızın “Kırmızı Başlıklı Kız” masalındaki kurt yalanlarının sonuncusu da çöktü.

2010’dan önce “jüristokrasi”den yakınıyorlardı, sonunda yargının tamamını ham yapıp yuttular.

YÖK’ten şikâyetçilerdi, YÖK’ü ele geçirince akademik özgürlüğün kırıntısını bırakmadılar.

Yıllar önce “merkez medya”dan dert yanarken çoksesliliği savunuyormuş gibi yapıyorlardı, gelinen noktada acı gerçek ortada: Gazetesi, televizyon kanalı, dağıtım ağı ve matbaalarıyla birlikte bütün medya endüstrisine el koymuş vaziyetteler. Ana akım medya bitirildi.

Ne diyelim, Türkiye’ye geçmiş olsun. Bu arada Demirörenlere de geçmiş olsun. Doğan Grubu gibi devasa boyutlardaki bir operasyonu yürütmeye yeter çap ve kapasitenin kendilerinde hiçbir bakımdan bulunmadığının farkında değillerse daha büyük geçmiş olsun.

Kadri Gürsel’in yazısı