Sevgili okurlarım, Aydın Bey korkutulmuş, ürkütülmüş ve sindirilmişti. Üstelik artık yaşlanmıştı.
Yapılan baskılar sonucunda gazetesindeki künyede, “Sahibi” bölümünde yer alan kendi ismini bile çıkartmak zorunda kaldı! Korku dağları bürümüştü. Ülkemizin böyle bir ortamında muhalefet yapması asla mümkün değildi.
Şimdi işin teknik ve yasal boyutuna çok kısa ve basit bir biçimde bakalım:
Türkiye’de bir Rekabet Kurulu var. Görevi her alanda tekelciliği önlemek! Şimdi bu son satış işleminde de, önce bu Kurul’un onayını resmen almak gerekiyor zira Doğan Grubu siliniyor, yerine çok daha güçlü bir tekel olarak Demirören Grubu getiriliyor.
Bu durumda şu sorulara yanıt verilmesi gerekiyor:
Bu satış öncesinde Rekabet Kurulu’na danışıldı mı? İzin başvurusu yapıldı mı? Yapıldıysa Rekabet Kurulu ne dedi? Bu kuruluştan izin alınmadığı sürece, böylesine dev bir tekelleşme işlemine hiç kimse cesaret edemez. Kurul medyadaki bu dev tekelleşmeyi normal mi buluyor, yoksa riskli mi görüyor?..
Görünen o ki, bunlar Rekabet Kurulu’na ya gizlice sorup onay aldılar, ya da iktidar tarafından Kurul’a “Sıkıntı yaratmadan izin vereceksin” talimatı verildi.
Yasalar yine paspas gibi çiğnenecek mi? Öyle anlaşılıyor, bekleyip göreceğiz.