İstanbul’da denetim yapılan yedi ilçedeki yıkılacak binaların yüzde 25’inde kanserojen madde asbest çıktı.

Hürriyet’ten İdris Emen’in haberine göre Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), İstanbul’da 39 ilçenin yalnızca yedisinde asbest denetimi yapıldığını ortaya koydu.
Beşiktaş, Şişli, Maltepe, Tuzla, Bağcılar, Kadıköy ve Ataşehir belediyeleri, yıkım öncesinde ‘Asbest Envanter Raporu’ istiyor. Diğer belediyelerde böyle bir uygulama yok.
Asbest denetimi yapan ilçelerin toplam nüfusu yaklaşık 2 milyon 830 bin. İstanbul’un toplam nüfusu ise 15 milyon.
Yıkım öncesi denetim yapılan altı ilçede geçen yıl 1594 binanın 385’inde asbetli malzeme bulundu. Yıkımdan önce tonlarca asbestli inşaat malzemesi yetkili firmalar tarafından ‘tehlikeli atık’ çerçevesinde bertaraf edildi.
Dört binadan birinde kanser
TMMOB’dan Cevahir Efe Akçelik, yıkım öncesinde tüm binalarda asbest denetimi yapılması ve asbest sökümü yapıldıktan sonra bina yıkımına izin verilmesi gerektiğini söyledi.
Akçelik, asbeste ilişkin verileri anlattı: “Çimento ürünleri, iç-dış cephe ve tavan kaplama, çeşitli contalar, tavan/taban döşemelerinde yapıştırıcılar, eternit levhalar, plasterler, çatı malzemeleri, borular, akustik tavan yapımı, macun ve birçok üründe asbestten yararlanılmıştır. İstanbul’da yedi belediyenin verilerine bakarsak yıkımı gerçekleştirilen binaların yaklaşık yüzde 25’inde asbestli malzemeye rastlanıldığı görüyoruz.”
Akçelik, denetimle ilgili belediyelere büyük görev düştüğünü ifade ederek “Yıkımı yapılacak binadan numuneler alınarak analiz edilmeli, asbest tespit edilirse ilgili yönetmelik hükümlerine göre uzaklaştırılması ve bertarafı sağlanarak binanın yıkımına onay verilmelidir” dedi.
Nasıl bertaraf ediliyor?
Binalarda tespit edilen asbestli malzemenin bertarafı için müteahhit veya ev sahibi, yıkım ruhsatı almak için belediyelerin imar ve şehircilik müdürlüklerine başvuruyor. Yıkım ruhsatı için öncelikle ‘Asbest Envanter Raporu’ isteniyor. Çevre koruma müdürlüğü, yıkılacak binanın tespitini yaptıktan sonra asbest raporunu hazırlayacak firma ile belediye yetkilileri binadan numuneler alıyor. Alınan numuneler analiz edilmek üzere yetkilendirilmiş laboratuvarlara gönderiliyor.
Laboratuvar analizinde binanın herhangi bir yerinde asbestli malzeme tespit edildiği takdirde bina çevresinde güvenlik sağlanıyor. Binada bulunan asbestli malzemeler özel kıyafetler giymiş uzmanlarca sökülerek paketleniyor. Bu malzemeler tehlikeli atık yönetmeliği çerçevesinde özel araçlarla özel tesislere götürülerek bertaraf ediliyor.
Bir binada asbest tespiti yapılması ve sökümü en fazla bir haftayı buluyor.
Maliyeti 2 bin liraya kadar çıkıyor

Asbest Söküm Uzmanları Derneği Başkanı Cafer Fidan, 10 katlı bir apartmanda asbest tespiti maliyetinin bin 500-2 bin lira tuttuğunu söyledi: “Firmaların çoğu İstanbul ve büyük şehirlerde. Anadolu’da asbest sökümü yapacak çok az firma bulunuyor. Asbest insan sağlığını ciddi olarak olumsuz etkilediği için bina yıkımı, fabrikaların bakım ve onarımı ile evlerin tadilatından önce asbest envanteri yapılmalı.”
Yasak geç geldi
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi, asbesti ‘Kanserojen Maddeler’ listesine aldı.
Gelişmiş ülkelerde 1986’dan itibaren asbestin kullanımı yasaklanırken, Türkiye’deki yasak 2010’a tarihleniyor. Bu tarihten itibaren asbestin her türlü üretimi ve kullanımı yasaklanınca sanayi ve inşaat sektöründe bu malzemelerin kullanılmasına son verildi.
Ancak 2010 yılından önce yapılan binaların birçoğunda özellikle eternit levha, çimento ürünleri, iç-dış cephe kaplama ve benzeri inşaat malzemelerinde asbestli malzeme kullanıldığı biliniyor. Bu yüzden asbestli binalarda yıkım öncesinde denetim yapılması, ardından asbestli malzemenin sökümünün insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Taslak hazır bekliyor
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı geçen yıl bu konuda bir çalışma başlattı. Çalışma çerçevesinde ‘Yıkım işlemleri ile hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkların kontrolü yönetmeliği’ adlı bir taslak hazırlanarak Nisan 2017’de bakanlığın sitesinde yayımladı. Ancak taslak kesinleşmediği için yıkımdan önce asbest raporu ve asbest sökümü zorunluğu belediyelerin inisiyatifine kaldı.