Mavi Marmara’yı bastılar. Bangır bangır belliydi. Sağır sultan bile duymuştu. Başbakanımız Latin Amerika’daydı. Şili’yi geziyordu.
Dışişleri Bakanı nerde dediler? Venezuela’daydı.
Mısır’da darbe oldu. Mübarek’i devirdiler. En son Türkiye öğrendi. Başbakanımız Ukrayna’daydı. Apar topar döndü, zirve topladı.
Libya’nın patlamasına sadece 24 saat kala… Trablus Büyükelçiliğimiz duyuru yayınladı, “Libya’da güvenlik ve istikrar bakımından sıkıntı yaşanmamaktadır, endişe duyulmasını gerektirecek bir durum kesinlikle yoktur, vatandaşlarımızın müsterih olmaları tavsiye olunur” denildi. 24 saat sonra içsavaş çıktı! 30 bin vatandaşımız mahsur kaldı.
Ve, Musul… Başkonsolosluğumuz basıldı. Kaç kişi rehin, onu bile bilmiyoruz. Halbuki, günlerdir televizyonlarda seyrediyorduk, Musul halkı bavullarını bile toplamadan terliklerle kaçarken, 24 saat önce 32 şoförümüzü esir almışlarken, MHP milletvekili Sinan Oğan Meclis’te haykıra haykıra “eli kulağında, konsolosluğu basacaklar” diye uyarırken, dışişleri bakanımız gayet sakin, New York’ta geziyordu. Felaketten 20 saat önce attığı tweet’te “Başkonsolosluğumuzun güvenliği için her türlü önlemi aldık” diyordu.
Gözleri olduğu halde görmeyen, kulakları olduğu halde ışid’meyen… Dünyayı bu kadar öngöremeyen bir başka hükümet var mı dünyada? Ve, samimiyetle merak ediyorum, böylesine kibir zehirlenmesi yaşarken, Satürn Ankara’ya çarpsa, haberleri olur mu acaba?