Şahin Alpay: MİT hükümetin değil devletin hizmetinde olmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Evet, “sıfır problem” sağlıklı bir dış politika paradigmasıydı. Ne yazık ki, 2011 yılı AKP’nin (iç politikada olduğu gibi) dış politikada genelde başarılı döneminin sonu oldu.

Son üç yılda yaşananlardan sonra bugün, dış politikada “sıfır problem” paradigmasını ihya etmek ihtiyacında olduğumuz gibi radikal İslamcılığa hiçbir şekilde göz yummamak ihtiyacındayız.

Başında Erdoğan ve Davutoğlu’nun olduğu bir hükümetle bunu başarmanın imkânsızlığı izahtan vareste (Radikal İslamcılığa karşı tavır alması gerekirken, İslam’ın Türkiye ve dünyadaki en demokratik ve en barışçı yorumuna, Fethullah Gülen Hocaefendi ve esin kaynağı olduğu Hizmet Hareketi’ne karşı savaş açmış olması, bu hükümetle ilgili ironilerden biri).

Ortadoğu’nun gelişmeleri, “sıfır problem” politikasını ihya, dış politikayı esas olarak diplomasi ve diyalogla yürütme zorunluluğunu getirdiği gibi, Kürt sorununa çözüm ve bütün Kürtlerle, bu arada Suriye Kürtleriyle dostluk politikasını yerleştirme gereğini de vurgulamakta.

Çözüm çabasının bir “al ver” pazarlığı olmaktan çıkarılması, yeni bir anayasa konusu olarak görülmesi şart. Nihayet, ortaya çıkan Ortadoğu toplumları hakkındaki (iddia edilenin aksine) engin resmî cehaletimiz, hem akademik alanda hem de istihbarat alanında yenilenmeye ve güçlenmeye şiddetle ihtiyaç duyduğumuzun altını çiziyor.

Bu bağlamda MİT’in iç ve dış istihbarat faaliyetlerinin birbirinden ayrılması, MİT’in hükümetin değil devletin hizmetinde bir kurum olarak yeniden örgütlenmesi ihtiyacı da adeta bağırarak gözler önünde.

Şahin Alpay’ın yazısı