Şili: Çıldırt bizi!

deniz arslanDENİZ ARSLAN

adeniza@gmail.com 

2010 Dünya Kupası’nda, Marcelo Bielsa yönetimindeki Şili’yi izlemek, yaz sıcağının ortasında kuvvetli bir imbat etkisi yaratmış, önüne gelene kafa tutan o takım birçok gönül köşkünde en güzel yeri işgâl etmişti.

Fotoğraflar: Reuters
Fotoğraflar: Reuters

Şili, yine Bielsa ekolünün takipçisi olan Sampaoli önderliğinde akılları almaya, sempati liginde yukarılara oynamaya geliyor. Muhtemelen üçlü savunmaya dayalı sürekli değişen, dinamik bir diziliş, önde pres, sürekli dikine paslar ve en önemlisi korkusuz bir futbol oynayacak Şili. Alexis Sanchez ve Valdivia formda olursa, İspanya ve Hollanda’nın olduğu grubun sürpriz takımı olabilirler.

Hoca: Jorge Sampaoli

tag-reuters-2

Elemeler devam ederken Claudio Borghi’nin yerine göreve gelen 54 yaşındaki Arjantinli hoca, tip olarak Hikmet Karaman’la Andre Agassi’nin bir terkibi, futbol anlayışı olaraksa Bielsa’nın müridi. Kıtayı dolaştıktan sonra Universidad de Chile’yi üç kez üst üste şampiyon yapıp kendini kanıtladı.

Esas oğlan: Alexis Sanchez

sanchez

25 yaşındaki Barselonalı yıldız bir Zamorano ya da Salas karizmasına sahip olmasa da, güçlü, hızlı ve teknik oyunuyla Şili’nin oynamak istediği futbola kalıp gibi uyan bir adam.

Bizim oğlan: Alexis Sanchez olabilirdi

Dönemin Galatasaray başkanı Adnan Polat 2010 yılında “Gana ve Şili’de çok iyi futbolcular var” açıklamasını yaptığında acaba Alexis mi geliyor diye heyecanlanmıştı Galatasaray taraftarı ama bu ileri görüşlü beyanatın arkası gelmedi.

Ben ona işletme yaz dedim: Gary Medel

medel

Şili orta sahasını derleyip toparlayan kilit adam Arturo Vidal olacak elbette, ama Gattuso stiliyle öne çıkan 26 yaşındaki Medel’e de dikkat. Adını Gary Cooper’dan alan Medel, agresif ve hiç yılmayan bir futbolcu olarak biliniyor. Kendisi, “Futbolcu olmasam şimdi torbacı olurdum” beyanatının da sahibi.

Vedat Milor yazsa: Spagetti

Spagettiyi herkes yapar diye küçümseriz, ama iyi malzeme ve doğru sosla birleştiğinde ayıla bayıla yemeyi de biliriz.

Mazi: Kalbimde yara

Dokuzuncu kez katılan Şili’nin evsahibi olduğu 1962’de Brezilya’ya kaybettiği yarı final, ihtiyar Şilililerin kalbinde halen kanayan bir yara.

Karagümrük-Kasımpaşa ekseni: Peru

İki ülke arasındaki rekabet Pasifik Derbisi adıyla literatüre bile girmiş durumda. Konuyla ilgili enteresan bir ayrıntı aşağıda, Ertem Şener-Sunay Akın özel bölümümüzde.

Sunay Akın ayrıntısı: Pasifik’in sert çocukları Şili ile Peru arasında, bizim Yunanlarla baklava ve kahve kavgalarımızı andıran tuhaf bir anlaşmazlık var. Her iki ülke de rövaşatayı kendilerinin icat ettiğini iddia ediyorlar. Şili tarafı, ‘La Chilena’ adını verdikleri vuruşun ilk kez 1914’te bir Şilili futbolcu tarafından denendiğini iddia ederken; Peru tarafına göre ilk kez 18. yüzyılda Peru’nun liman şehri Callao’da denenen rövaşatanın adı ‘La Chalaca.’ (Ne Şili, ne de Peruluların bilmediği bir şey var ama. Bu vuruşun gelmiş geçmiş en zarif icracısı rövaşatayla kendi kalesine gol atan Recep Çetin’dir: https://www.youtube.com/watch?v=7YT95K-nEHE)