Bırakın insanların yaşamadığı adacıkları, burnumuzun dibinde bulunan ve insan yerleşimi olan Meis ve Sakız gibi Ege adalarını kaybetmemizin sorumluluğunu da toplum hâlâ CHP’de ve İsmet Paşa’da buluyor. Olgusal olarak doğru ya da değil, toplumdaki egemen algı hâlâ bu. Zaten Türk sağı da Ege adaları konusu geçtiğinde hep bu algıyı yönetmeyi iyi bilmiştir.
Afrin Harekâtı gibi meşru bir askeri operasyonun toplumsal liderliğini başarıyla yürüten ve kısa süre önce Yunanistan’a gidip orada Yunanlılara zılgıt çeken Tayyip Erdoğan’ı bu tür söylemlerle sıkıştırmaya çalışmak sadece komik. Daha geçen hafta Kardak’a Yunan çelengi atmaya kalkan Yunan Savunma Bakanı’nı bizim hücumbotlarımız kovaladı. Savunma Bakanı, Yunanistan medyasına rezil oldu.
İLKEL VE İRRASYONEL YUNAN ULUSALCILIĞI
Biz Türkiye olarak her bakımdan Yunanistan’dan üstün ve güçlü devletiz. Türk ordusu, Yunan ordusunun 20 katı kapasitede. Elbette Yunanistan “Türk kompleksi”ni aşamamış bir devlet. Aslında hiçbir hakları olmadığı halde Yunan adalarına asker konuşlandırmış durumdalar ama bu son 40 senenin sorunu. Yine keçilerden başka kimsenin yaşamadığı kimi kayalıklara zaman zaman asker çıkarıp bayrak asıp şov yapmayı marifet sayıyorlar. Bu aslında tipik ilkel ve irrasyonel Yunan ulusalcılığından başka bir şey değil!