Adamlar televizyonlara kurulmuşlar Gezi olaylarının yıldönümünden, alınan güvenlik tedbirlerinin abartısından, bu olaylarda vaki kayıplardan söz ediyorlar; yine aynı terane: Suçlu iktidar, suçlu güvenlik güçleri; anarşistler ve teröristler masum ve mazlum…
Peki diyelim ki, Gezinin ilk günlerinde yapılanlar demokratik hakların kullanılması ve tepkilerin meşru olarak ortaya konması çerçevesinde idi; belki bunu da tertipleyerek veya fırsat elverince kullanarak halka ve ülkeye zarar veren, yakan, yıkan, vuran ve kıran anarşistleri ve teröristleri nasıl masum gösteriyor, niçin onları anmak için yıldönümü toplantıları yapıyorlar!?
Ve bu yıldönümü etkinlikleri içinde neleri planlıyorlar ki, devlet binlerce polis ile tedbir almak, âdeta bir savaşa hazırlanmak mecburiyetinde kalıyor! Eğer bu anarşi ve terör demokrasinin meyvesi ise, demokrasi bunlarsız olmuyorsa ‘biz almayalım’, sahiplenenlere ait olsun! Demokrasi bu zararlı ve gayr-i meşru fiillere imkan vermezse, demokrasiyi kullanarak anarşi ve terör yapılamazsa niçin bütün demokratlar söz ve fiil birliği yaparak hakkı ve hukuku çiğneyenlere karşı devletin yanında yer almıyor, iktidarın meşru tasarruflarına destek vermiyorlar!?
Eğer bir ülkede, geniş manada siyasi muhalefet anarşi ve terörden bile istifade ederek iktidarı yıpratmayı ve yıkmayı meşru görüyor, bunu da bir fırsat biliyorsa o ülkede muhalefet ‘hasta’dır. Ne diyelim Allah şifa versin!