Şahin Alpay: Niye demokrasi konusunda hep yarı yolda kalıyoruz?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Askerî vesayetin geride kaldığına, liberal demokrasinin yerleşme yolunda olduğuna inandığımız bir sırada, seçimle gelen hükümetin giderek keyfîleştiği, otoriterleştiği ve yozlaştığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Niye? Demokrasiyi niye bir türlü yerleştiremiyoruz? Alman yorumcu Rainer Hermann’ın isabetle söylediği gibi niye hep “yarı yolda” kalıyoruz?

Türkiye’de liberal demokrasinin yerleşmesine asıl engel bana göre, İslam’ın değil aksine (İslam’ı “irtica” ile özdeşleştiren) laik Türk milliyetçiliğinin, otoriter Kemalizm’in (12 Eylül anayasasıyla tahkim edilen) kurumları yanında tek kültürcülüğü dayatan, farklılığa saygı aşılamayan değerleri. Daron Acemoğlu da eski düzenin kurumlarının yerine özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin kurumları konamadığı sürece otoriterliğe yönelmenin şaşırtıcı olmadığını söylerken sanırım bunu kastediyor (Bkz. “The failed autocrat,” Foreign Affairs, 22.05.2014.)

Kemalizm’in kurumları büyük ölçüde ayakta olduğu gibi, Kemalist değerlerin elitlerin zihinlerine derinlemesine nüfuz ettiği de muhakkak. Siyasetin etrafında döndüğü dört siyasi partinin her biri bu gerçeğe şu veya bu ölçüde tanık.

Şahin Alpay’ın yazısı