Murat Belge: Aya Sofya'yı cami yapmak, bizim Aya Sofya'yı değil, Aya Sofya'nın bizi fethettiğinin işaretidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Şimdi, Aya Sofya’yı camiye çevirecekmişiz. Çeviririz alimallah. Hele Tayyip Erdoğan’ın basiretli politikaları geçerliyken, haydi haydi yaparız. Türk- Müslüman’ın gücünü dünyaya gösteririz.

Bu “gösterme” işinin doğrusu, bana sorarsanız, Aya Sofya’yı cami yapmaktan geçmez. Bu işin militanları biz Konstantiniye’yi fethettik, kılıç hakkıyla Aya Sofya’yı da cami yaptık diye düşünerek kıvanç duyuyorlar. Ama bugün kalkıp Aya Sofya’yı cami yapmak, bizim Aya Sofya’yı değil, Aya Sofya’nın bizi fethettiğinin işaretidir.

Aya Sofya’nın müze olması doğru bir karardı (müze olarak ona nasıl baktık, bu da ayrı hikâye): bir insanlık hazinesiydi çünkü bu bina. Bunca yıl böyle durduktan sonra şu tarihte camiye çevrilmesinin göz çıkaran “rövanşist” anlamları, meydan okumaları, bence “İslâmcı” bir siyasetin gerektirdiği şeyler de değil. “İslâmcı” bir siyasetin hedeflerini, yöntemlerini belirlemek, şüphesiz, “İslâmcı” olanların işidir. Ama dünyaya meydan okumak ve dünyayı çatışmaya çağırmak, “İslâmcı bir politika” olsa da, bir politikadır; İslâm’ın tek politikası değildir. Aynı şekilde dünyayı barışa davet eden ve dostluğu öne çıkaran bir İslâmcı politika da olabilir.

Kendileri “çatışmacı” oldukları için bunu “herkesin” tavrı haline getirmek isteyenler, son bir yıldır hükümetin oluşturduğu çatışmacı atmosferden de yararlanarak, koca bir ülkeyi dönüşü olmayan bir savaşkanlık yoluna çekmeye çalışıyorlar. Bu bir provokasyon; bugün Aya Sofya, yarın başka şey, arkasını bırakmak istemeyeceklerdir. Başarılı olmaları ihtimali de pekâlâ güçlüdür.

Murat Belge’nin yazısı