Sanat eleştirmeni değilim fakat 1960’larda ortaya çıkan ve sanat camiasında “Bu ne be!” şeklinde tepkiyle karşılanan fotorealizm/fotogerçekçilik akımına uygun bir çalışmaydı. Hoş, fotogerçekçilikte esas olan görüntüyü inanılmaz derecede net ortaya koymaktır ve bu tablo teknik açıdan epeyce zayıftı ama olsun. Israr eden olursa “sosyal gerçekçilik” veya fotogerçekçiliğin yakın akrabası olan “hipergerçekçilik” kategorisine de yerleştirebilir.
Erdoğan iki hafta önce 301 maden işçisini kaybettiğimiz bir ortamda… Kendisini bemmmmbeyaz madenci tulumu ve “Maden var dediler indik” şeklinde özetlenebilecek kararlı ifadesiyle resmeden bu kıymetli eseri de gülümseyerek kabul etti.
AKP’nin sanatla ilişkileri iktidarı sırasında epeyce tartışıldı… Heykel, tiyatro, popüler televizyon dizileri, makbul olan/olmayan edebiyat vb gibi başlıklar altında tartışmaktan bitap düştüğü oldu toplumun. Nihayet anladım… Bu devrin makbul sanat anlayışı fotogerçekçiliktir. İleride AKP temalı bir bienal düzenlenecek olursa “Yunus Geray’ın Ölümü” ve “Başbakan Kozlu Madeni’nde” başlıklı bu iki çalışma başyapıt muamelesi görecektir.