Taksim Dayanışması, Gezi Parkı eylemlerinin 1’inci yıldönümü sayılan 31 Mayıs gününde, Taksim Meydanı’nda olacaklarını açıkladı.
Bianet’in haberine göre çağrı, Mimarlar Odası’nın Büyükkent Şubesi’nde mimar Mücella Yapıcı, avukat Can Atalay, Şehir Plancılar Odası İstanbul Şube Sekreteri Akif Burak Atlar ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu ve Mehmet Ayvalıtaş’ın ağabeyi Muharrem Ayvalıtaş’ın katılımuyla düzenlenen basın toplantısında yapıldı.
‘Taleplerimizden vazgeçmedik’
Ortak basın açıklamasında, “Taleplerimizden vazgeçmediğimizi göstermek için 31 Mayıs’ta meydandayız. Taksim’de ve diğer tüm meydanlardayız” denildi.
‘Başbakan dahil, şiddete neden olanlar yargılanmalı’
Mücella Yapıcı konuşmasında, taleplerini şöyle sıraladı:
“Gezi Parkı’nın park olarak kalmasını kazandık bu ciddi bir kazanımdır. Ancak hala son derece kapalı bir kamusal alan. Ali İsmail’in annesi bile parka sokulmak istenmedi. Park ve meydanlar tamamen halka açılmalı. Gençlerin ölmesinde sorumlu olanlar cezalandırılmalı. Bu şiddete neden olan Başbakan başta herkes yargılanmalı. Biber gazı yasaklanmalı. Gezi döneminde tutuklananlar hiçbir şekilde yargılanmamalı. Bütün kamusal alanlarda toplantı ve gösteri yasaklamaları, fiili engellemelere son verilmeli.”
‘Taksim’de bir başka hayat mümkün olmuştu’
Yapıcı, Taksim Dayanışması’nın ilk günden bugüne dek Yayalaştırma Projesi’ni Topçu Kışlası’nı engellemek için hukuki ve toplumsal yolların tümünü kullandığını vurguladı: “27 Mayıs 2013 gecesi Divan Oteli’nin oraya buldozerin gelip ağaçları kesmek istediği haberini aldık. Hukuksuz projede dahi yer almayan bu işlem için hiçbir izin yoktu. Bize hiçbir belge göstermediler. Ertesi gün yine izin yokken çevik polis inanılmaz bir şiddetle üzerimize geldi. O ağaçları tekrardan diktik. Her türlü hukuki yollara yine başvurduk. Taksim’de başka bir hayat başladı. Başka bir hayatın mümkün olduğunu gören bir yerden son derece barışçıl bir ortam vardı. Ancak binlerce insana yeniden binlerce kez polis şiddeti uygulandı.”
‘Görevimiz polisin yaraladığı yurttaşları tedavi etmek değil’
Ali Çerkezoğlu da, sadece 1,5 ayda altı kişinin öldürüldüğünü, 11 kişinin gözünü kaybettiğini, 60 kişinin kafa travması ve yüzlerce kişinin çeşitli şekillerde yaralandığını hatırlatıp şöyşe konuştu: “Görevimiz polis şiddetiyle haksız bir şekilde yaralan yurttaşları tedavi etmek değil. Böyle bir ülkede hekimlik yapmak istemiyoruz. Polisin yaraladıklarını tedavi eden doktorlar da yargılanıyor. Onlara sahip çıkan Tabip Odası da cezaevine konmak isteniyor. Parkımızı da derelerimizi de sağlık hakkımızı da istiyoruz.”

