Manowar 'geldi', kalbimizi söktü ve tabii ki Soma'yı unutmadı

20140525 kemalKEMAL ILIKKAN

kilikkan@gmail.com

90’larda metalcilikle haşır neşir olmuş tayfa hatırlar; “Manowar gelmez olum, Türkleri sevmiyolarmış” lafı dolanırdı âlemde. Beyazıt’taki uzun beyaz saçlı metalci abiden ve Akmar’dan ‘çekme kaset’, Bakırköy’deki ‘siyah tişört’ dükkanından Non Serviam, gazete bayisinden Şebek (sonra Köprüaltı olmuştu) alırdım. Metallica’nın 99’daki İnönü konseri için iki gün önceden Dolmabahçe’de çadır hayatı başlatan metalciler vardı. Kaset değiş tokuşu, Karavan, bira, siyah dar kot ve ‘bir gün Manowar gelecek‘ hayali hep o günlerden kalma.

Manowar benim için (Slayer’la birlikte) çizgisinde en ufak bir bozulma olmayan baba gruplardan biri. Bünyelere ‘gerçek heavy metal’ zerkettikleri 24 Mayıs gecesi İstanbul’a üçüncü gelişleriydi. Ve Joey DeMaio’nun gündeminde bir zamanların o nereden çıktığı belli olmayan “Manowar gelmez” efsanesi vardı. Konsere geçelim…

‘Heart of Steel’ kalbimizi yerinden söküp attı

20140525 kemalkonser

Yalan yok, 2005 ve 2010 konserlerine gidemedim. Dolayısıyla gereksiz bir kıyaslamaya da gir(e)miyorum. Artık 30’unda bir metalci için Manowar’ı canlı izlemenin zamanı gelmişti. Arch Enemy de cabası. Ön grupları yazının sonuna bırakarak babalara ufak bir giriş yapalım şimdi.

Rock yıldızları her zaman biraz gecikir. Saat 22.00 sularında ilk albüm Battle Hymns’den ‘Manowar‘ eşliğinde konser başladı. Ardından ‘Blood of My Enemies‘, ‘Sign of the Hammer‘, ‘The Lord of Steel’ ve ‘The Dawn of Battle’la beklentimin altında seyretti. Torununa ‘gerçek bir savaş hikâyesi’ anlatan teatral sesli dedenin görüntüleri eşliğinde ‘Manowar konseri‘ havasına girildi. Heavy metal savaşçıları ‘Heart of Steel’ kalbimizi yerinden söküp attı.

Eski baterist Columbus’u yine unutmadılar

Birkaç yıl önce ölen Ronnie James Dio ile Manowar’ın eski bateristi, heavy metalin sembol isimlerinden Scott Columbus’un dev ekrandaki görüntüleri… Eric Adams, ‘Stand and fight/Live by your heart/Always one more try/I’m not afraid to die‘ sözlerini henüz 54 yaşında ölen Columbus için okudu.

Zaman tüneli ve sinevizyon şeklinde ilerleyen şarkı geçişlerinde yıl 1988’e geldiğinde Joey DeMaio’nun ilginç bir röportajı ekrana geldi. ‘King of Metal‘ albümü çok tutunca yapımcıları ‘Kings of Metal II‘yi ister, Joey babanın cevabı ‘Fuck you’ olur; “Eğer yapımcıların bizi yönetmesine izin verseydik Manowar olamazdık…

Joey DeMaio 10 dakika Türkçe konuştu

manowar

Sonra Joey DeMaio’dan bir bass solo izledik. Gitarının tellerini söküp sahne önünde kendileri için çıldıran ‘Manowar Savaşçıları’ndan gözüne kestirdiğine hediye etti (Şanslı piçler). Ve ardından Türkçe’sini konuşturdu. Küçükçiftlik Park’ı dolduran kalabalığa neredeyse 10 dakika Türkçe hitab etmesi olağanüstüydü. 2010’daki İstanbul konserinde ‘headliner’ olmamalarına bir gönderme yaptı önce. “O konsere Manowar için geldiğinizi kanıtladınız” dedi. “Manowar gelmez denirmiş bu ülkede, bakın üçüncü kez geldik” diye ekledi.

“Manowar bitti” diyenlere de bir cevabı vardı elbette. DeMaio’nun isteği üzerine binlerce metalci “Hasssi.tir” diye haykırdı, Manowar bitmedi.

‘Soma’nın acısını paylaşıyoruz’

Bu sekansın ardından Soma’ya değindi efsane. Yine Türkçe olarak, “Ölen insanlar için çok üzülüyoruz. Ailelerinin ve arkadaşlarının acısını paylaşıyoruz” dedi ve “Bu konser Soma için” diyerek ‘metal kardeşliği’nden güzel bir örnek sergiledi.

Herkesin beklediği an geldiğinde ‘Hail and Kill’ ve hemen ardından ‘Kings of Metal’le coşku limitleri zorladı. Manowar’ı iliklerimize kadar hissettiğimiz iki parçalık o an yıllarca unutulmayacak. ‘Black Wind, Fire and Steel‘la yapılan kapanış gibi. Carl Logan’ın soloları gibi…

Konser bitiminde Eric Adams “Yine geleceğiz” dedi. Biz dağılırken dev ekranda da şunlar yazılıydı:

“Şöyle bilinsin ki, 

24 Mayıs’ta mükemmel ülke Türkiye’nin

İstanbullu Manowar savaşçıları kıç tekmeledi!

Bunu tekrarlamak için geri döneceğiz!

Hail and Kill

Manowar”

20140524 manowar

Arch Enemy ve ses sorunu

İsveç’teki yüzlerce death metal grubu arasından sıyrılıp âlemde hatrı sayılır bir yer edinmiş Arch Enemy’nin İstanbul performansı ses sorununa kurban gitti. Sahne önü açısından sonradan sorun düzeltildi ama saha içi ve arka taraflarda sesin skandal seviyede olduğunu duyduk. Mavi saçlarıyla Alissa White-Gluz, Darzamat’ın kadın vokali Agnieszka Goreck kadar başarılıydı. Onun canlı performansına tanık olmak ayrıcalıklı bir his.

Kitle içerisinde Arch Enemy parçalarına zaman zaman eşlik edenleri, parçalara yabancı kalmayanları görmek mutluluk vericiydi. Misal, Alisa “Dead Eyes Sea No … ” dediğinde sahne önünde “‘Future’ı duymak beni de şaşırttı. 2014 tarihli albümlerinden aynı isimli parçaları ‘War Eternal‘ı söyledir. Nemesis ile bitirdiler: One for all, all for one. We are strong, we are one..

Pentagram bunun neresinde?

Yılların Pentagram’ını sahnede görmek her zaman heyecanlandırmıştır. Ancak bu kez tanınmaz halde olduklarını düşündüren bir şeyler vardı. ‘Gündüz Gece‘deki gitar solosu kısmında yaşanan sorun, ‘Lions in the Cage’de bile ritme girememem gibi. Belki de yeni vokaldeydi sorun.

5 kadından oluşan ‘Kırmızı’ grubuysa sahne kostümleri açısından da ayrıca dikkat çekiciydi. Fena değillerdi. ‘Cinnet‘ parçasının anonsu “Cinnet geçirmek üzere olduğumuz şu günlerde…” diye yapıldı ve veda ederken “Acılarımız hafiflesin anılarımız taze kalsın” dediklerini hatırlıyorum.