Murat Yetkin: Erdoğan TOBB Genel Kurulu'nda Kılıçdaroğlu'nu istemedi; dediği olmayınca 'vur-kaç' yaptı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Erdoğan 30 Mart seçim sonuçlarıyla dozunu yükselttiği siyasi asabiyesini artık sadece içeride değil, dışarıda da denemeye karar vermiş görünüyor. İçerideki örnekleri Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın konuşmasını protesto ederken, Danıştay’daki törende Metin Feyzioğlu’nun konuşmasını keserken, Soma’da 301 ölüm acısı taşıyan madencinin protestosuna hışımla karşılık verirken görülmüştü zaten.

Önceki gün (22 Mayıs) TOBB Genel Kurulu’nda bu asabiyeyi terk etmeyeceğini, terk etmek istemediğini gösterdi. Zaten daha başta Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan kendisinden başka hiçbir siyasinin davet edilmemesini istemişti. O olmayınca, kürsüden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben diktatör olsam, sen meydan meydan dolaşamazsın” dedi, sonra da salonu terk etti. Bazı meslektaşlar ertesi gün buna söz düellosu yorumu filan dediler. Oysa bu daha çok bir vur-kaç saldırısıydı.

Erdoğan yurtta yaptığını cihanda da yapabileceğine, yurtta neyse cihanda da o olabileceğine inanmış görünüyor. Köln’deki mitingde bunun bir başka şekli olacak gibi. Türkiye kökenlilerin toplam nüfusun yüzde beşini oluşturduğu Almanya’da, Alman hükümetinin “Sorunlarınızı buraya taşımayın” diye bir yalvarmadığının kaldığı bir durumda bu asabiyenin ne tür bir sonuca varacağını kestirmek gerçekten güç.

Murat Yetkin’in yazısı