Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, önümüzdeki ay sandığa gidilecek Almanya’daki Türklere, “Türkiye düşmanı partilere oy vermeyin” diye seslenmesine Berlin’den yanıt gecikmedi: “Egemenliğimize görülmemiş bir saldırı. Alman halkını birbirine karşı kışkırtmak istediğini gösteriyor.”
Başbakan adaylarından Martin Schulz da, Erdoğan’ın ‘ölçüyü iyice kaçırdığını’ belirtti.

Erdoğan cuma namazı çıkışında, “Almanya 25-30 gün sonra yapılacak olan seçim için SPD ve Hristiyan Demokratlar olarak ‘Türkiye’yi ne kadar hırpalarsak o kadar içeride fazla oy alırız’ havasına düşmüşlerdir. Ben de Almanya’daki bütün soydaşlarıma diyorum ki sakın bir yanlışa düşüp de bunları desteklemeyin” diye konuşmuştu.
Almanya’daki Türklerin sandıkta ‘Türkiye’ye karşı düşmanlık yapmayan’ siyasi partilere gerekli desteği vermesi gerektiğini kaydeden cumhurbaşkanı şöyle devam etmişti: “Çünkü bu bir yerde artık Almanya’da yaşayan tüm vatandaşlarımın bir onur mücadelesidir. Orada asıl bu işi değiştirecek olan 1 milyona yakın oy kullanacak olan Türk seçmen var.”
‘Eşi benzeri görülmemiş bir saldırı’

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Erdoğan’a yanıt Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’den geldi: “Ülkemizin egemenliğine daha önce eşi benzeri görülmemiş bir saldırı. Erdoğan’ın Alman seçim kampanyasına yaptığı bu müdahale, Almanya halkını birbirlerine karşı kışkırtmak istediğini gösteriyor. Almanya’daki herkesi buna karşı koymaya çağırıyorum.”
Alman bakan şöyle devam etti: “Almanya’da hangi milliyetten olursa olsun insanlar Erdoğan’ın Türkiye’de yok etmek istediği şeyleri buluyor: Özgürlük, hukuk devleti ve demokrasi.”
Schulz: Erdoğan ölçüyü iyice kaçırdı
Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) başbakan adayı Martin Schulz da Erdoğan’ın ‘ölçüyü iyice kaçırdığını’ belirtti.
Schulz, Twitter hesabından, “Erdoğan ölçüyü iyice kaçırdı. Özgür ve demokratik Türkiye için savaşanlara daha çok destek olacağız” diye yazdı.
Türk ve Kürt derneklerinden de tepki var
Almanya’daki Türk ve Kürt derneklerinden de eleştiri geldi.
Almanya Türk Toplumu adlı dernekten yapılan açıklamada, Türkiye kökenli Alman vatandaşlarına seçimlere katılma çağrısı yapıldı. Başkan Gökay Sofuoğlu, “Demokrasiyle ilgili konularda derse ihtiyacımız yok. Erdoğan’ın Almanya’daki Türkler üzerinde sahip olmak istediği ‘baba’ tutumu artık sona ermeli” diye konuştu.
Almanya Kürt Toplumu, Almanya’daki tüm Türk ve Kürt kökenlilere, Erdoğan’ın çağrısına karşı koyup seçimlerde Almanya’daki demokratik partilere oy vermeleri çağrısında bulundu. Genel Sekreter Cahit Başar, Erdoğan’ın tutumunu ‘benzeri olmayan bir utanmazlık’ olarak nitelendirdi. Başar, ‘Türk hükümetinin etkisi altında bulunan DİTİB ya da UETD gibi örgütlerin, cumhurbaşkanının çağrısını uygulamaya koymaya çalışacağını’ da savundu.
Ankara’ya karşı giderek sert bir çizgi benimseyen Berlin, önceki gün, ‘seçim hamlesi değil devlet politikası’ mesajını göndermişti.
Mesaj, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Almanya’daki seçimlerden sonra ilişkiler normale döner” demesine yanıt niteliğindeydi.
Ne olmuştu?
Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler, darbe girişiminin ardından gerilmişti. Türkiye, ‘FETÖ’ şüphelilerinin iadesi talebine ret yanıtı aldığı Almanya’nın parlamento üyelerine İncirlik Üssü’nü kapatmıştı.
Almanya’nın referandum öncesi AKP’li bakanlara propaganda izni vermemesi, yasağın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından ‘Nazi uygulaması’ olarak nitelenmesi ve nihayet Alman vatandaşı hak savunucusu ve gazetecilerin ‘terörist’ ve ‘casus’ suçlamalarıyla tutuklanması gerilimi doruğa çıkarmıştı.
Almanya geçen ay Türkiye’ye karşı yeni bir politika benimsendiğini duyurup, bu bağlamda birtakım ‘yaptırımlar’uygulamaya başlamıştı.
So olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile mevcut sorunları diyalog yoluyla çözmeye çaba gösterdiklerine dikkat çekmiş, ancak sonuç alamamaları üzerine, Türk hükümeti üzerinde etkisi olabilecek ekonomik önlemler almak zorunda kaldıklarını ifade etmişti.
Merkel, “Kesin olan şu, Türkiye ile Gümrük Birliği’nin genişletilmesi, iyileştirilmesi sözkonusu olmayacak, ilişkiler derinleşmeyecek, katılım öncesi mali yardımlar da ancak nereye ulaştığından emin olduğumuz takdirde verilecek” diye konuşmuştu.