Mehmet Y. Yılmaz: Başbakan'ın davranış sistematiğinden çıkarıyorum ki aslında tokat atılmış

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Başbakan yumruk attı, hayır tokat attı, hayır başını okşadı” tartışmasıyla ilgili olarak gazetecilere şunu söyledi: “Ben biraz geride kaldım. Benim görebildiğim ve duyabildiğim kadarıyla Başbakanımız kimseye yumruk atmadı. Kendisine yumruk atıldığını söyleyen o kişide 4. kez ifadesini değiştirdi. Ne kadar itibar edilebilir?”

Doğrusunu isterseniz ilk günden beri Arınç’ın bu konuda ne diyeceğini merak ediyordum. Düşünüyordum ki Allah’tan korkar, tanık olduğu olay gerçekten bir tokat atma hadisesi ise ya bu konuda hiç konuşmaz ya da doğruyu, dokuzuncu köyden kovulacak olsa da söyler.

Nitekim açıkça söylüyor, geride kalmış, olayı görememiş, “Bir Başbakan zaten tokat atar mı” diye düşündüğü için de “Görebildiğim kadarıyla kimseye tokat atmadı” diyor. Ama zaten en başında da geride kaldığını söylediği için bu konuda şahitlik yapabilecek durumda değil.

Belli ki olay ile ilgili olarak daha sonra internette yayınlanan videoları izlememiş, Başbakan’ın ırkçı sözlerini duyamamış.

Arınç, dört kez ifade değiştiren bir kişiye nasıl güvenebileceğini de soruyor. Başbakan’ın bu tür olaylardaki davranış sistematiğinden çıkarıyorum ki aslında tokat atılmış. Çünkü söz konusu olan Başbakan olduğuna göre, eğer tokat atılmamış olsaydı, “hayatın normal akışı” şöyle cereyan ederdi: Başbakan bu iddia üzerine kürsüye çıkar, o vatandaşın ne CHP’liliğini, ne Geziciliğini, ne paralelliğini bırakırdı. Paralelcilerle küsmemiş olsa onun yerine Ergenekon’u koyardı.

Başbakan böyle davranınca, durumdan vazife çıkaran savcılar harekete geçerler, hatta polis, savcıyı bile beklemeden gecenin bir yarısı vatandaşın evini basıp adamcağızı gözaltına alırdı.

Ama “hayat hep olduğu gibi akmadı”! Belli ki olay gerçek, vatandaşın ifadesi değiştirtilerek, örtbas edilmeye çalışılıyor.

Mehmet Y. Yılmaz’ın yazısı