Darbe girişiminin sabahında Akıncı Üssü’nden Çankaya Köşkü’ne gitmek isteyen ancak helikopterine izin verilmeyen eski eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk’ün üste görevli askerlerle yaptığı telefon konuşmaları ortaya çıktı.

Milliyet’ten Türker Karapınar’ın haberine göre, Akıncı davasının ek klasörlerine giren telefon konuşmaları, Öztürk’ün Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın talimatının olduğunu iddia ederek helikopterinin kalkması için izin istediğini gösteriyor.
Karargahtaki odasından rehin alındıktan sonra Akıncı Üssü’ne getirilen Akar, 16 Temmuz sabahı eski tümgeneral ve AKP’li vekil Şaban Dişli’nin kardeşi Mehmet Dişli ile saat 08.26’da Çankaya Köşkü’ne inmişti.
Öztürk, gözaltına alındıktan sonraki ifadesinde Akar’ın talimatıyla üste kaldığını iddia etmişti. Yine Öztürk’ün o saatlerde Akıncı Üssü’nden helikopterle ayrılmaya çalıştığı ve helikoptere ateş açıldığı da bilinen olaylardan biriydi.
Akıncı Üssü’nde yaşananlarla ilgili dosyanın ek klasörlerinde, Öztürk’ün üsten ayrılabilmek için yaptığı telefon konuşmaları yer aldı. Öztürk’ün başbakan ve genelkurmay başkanının talimatı olduğunu söyleyerek, telefondakilerden helikopterin kalkmasının engellenmemesini istediği ortaya çıktı.
‘Geçişimize müsaade etsinler’
O telefon konuşmaları dosyaya şöyle yansıdı:
Akın Öztürk: Ali F-4’ler Ankara’nın üzerinde dolaşıyor.
Başçavuş Ali: Evet komutanım.
Öztürk: Sizin kontrolünüzde değil mi bunlar?
Ali: Evet komutanım.
Öztürk: Şimdi şöyle, ben Nihat Paşa ile görüştüm. Başbakan ve Genelkurmay Başkanımızın emri var. Buradan bir helikopterle Başbakanlığa gitmek durumdayız biz, yanımda 2. Başkan filan var. Onu alacağım, tamam mı hayatım. O nedenle uçaklara talimat vermeniz lazım bizim geçişimize müsaade etsinler.
Ali: Komutanım şu anda mevzi komutanımız operasyonda kendisini telefona verebilirim.
Öztürk: Ver, ver ver hayatım ver.
‘Başbakanlığa gidecektim’
Albay Yalçın: Albay Yalçın.
Öztürk: Bu olaya müdahale etmek için buraya geldim.
Yalçın : Evet komutanım.
Öztürk: Genelkurmay Başkanı’nı sabah bir helikopter ile gönderdik.
Yalçın: Evet komutanım.
Öztürk: Ben buradaki işleri derdest edip onun bulunduğu yere gidecektim, Başbakanlığa gidecektim.
Yalçın: Evet komutanım.
Öztürk: O Nihat Paşa’yı, BHM’yi filan aramış böyle böyle, müsaade edin gelsin diye. Fakat biz iki kere teşebbüs ettik ikisinde de ateş ettiler bize.
Yalçın: Evet komutanım.
Öztürk: Şimdi buna ihtiyaç var, bir helikoptere müsaade etmeniz lazım buradan. Buradaki sorumluların müsaadesini alırsam 2. Başkan, Genelkurmay 2. Başkanı’nı da alıp götüreceğim.
Yalçın: Anladım komutanım.
‘Rapor var götüreceğim’
Öztürk: Aynen böyle bak, Başbakan da Genelkurmay Başkanı da rica etti onlardan. Fakat dinlemediler, size talimat verdiler mi, vermediler.
Yalçın: Evet komutanım.
Öztürk: E be gördün mü ya, oradan ara, şeyi ara, Hasan Hüseyin Generali ara şeyi Nihat Gökmen’i ara.
Yalçın: Evet komutanım, konuşuyorum ben kendileriyle.
Öztürk: Lütfen beni bekliyorlar, iki saatten beri, üç saatten beri kalkamadım, bir de en sonunda mermiyi yedik.
Yalçın: Komutanım, ben ileteceğim, size ulaşacağım.
Öztürk: Sağol, ama çok önemli Başbakan da söyledi, Genelkurmay Başkanı da iki kere söyledi. Oldu mu ve beni bekliyorlar şu anda.
Yalçın: Anlaşıldı komutanım.
Öztürk: Buradan götüreceğim, rapor var oraya anladın mı hayatım.
Öztürk: Tamam mı hayatım.
Yalçın: Komutanım, telefonunuzu alayım, ben BHM ile konuşayım, size dönelim komutanım.
‘Akın Paşa’ya izin ver dedi’
Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı’na bağlı Hava Savunma Komutanı olarak görev yapan Korgeneral Nihat Kökmen, tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde ise, Mehmet Dişli’nin Öztürk’ün üsten ayrılmaması için kendisini aradığını söyledi: “Akın Öztürk telefonda bana, ‘Nihat, uçakları uzaklaştırın, biz Yaşar Paşa ile direk Çankaya’ya, Başbakan’a gideceğiz’ dedi. Ben de bunları duyunca cevap vermeden kapattım. Sonra hava almak için 15-20 dakika sonra dışarı çıkacakken komuta merkezinden bir alt kata inmiştim ki arkamdan Korgeneral Kadıoğlu’nun emir subayı gelerek, ‘Komutanım bir telefon var, bakar mısınız?’ diye söyleyince kimin aradığını sordum. Tümgeneral Dişli’nin aradığını söyledi. Telefonu aldım. Kendisi bana ‘Genelkurmay Başkanı’nın emri olduğunu, Akın Paşa’ya müsaade etmemizi ve Akın Paşa’nın helikopterle ayrılmasını engellememizi istedi’. Ben de cevap vermeden yine telefonu kapattım. Akın Öztürk’ün ve Tümgeneral Dişli’nin komuta merkezini aradığı telefon numarası 0 530 (…)’dır.”
Nihat Gökmen’in anlatımına göre daha sonra kendisini Genelkurmay Başkanı Akar da aradı ve şunu söyledi: “Aynı gün saat 13.30 civarı aynı telefon hattından komuta grubunun bulunduğu hemen arkamızdaki 4111 nolu telefondan Şanver Komutanın emir astsubayı Ömer tarafından Genelkurmay Başkanı’nın aradığı söylenerek, telefon bana uzatıldı. Telefonda Genelkurmay Başkanı bana hitaben, ‘Nihat, Akın – Yaşar konusunu çözün’ dedi, başka bir şey söylemedi, telefon kapandı.”