Ceyda Karan: 'Totaliter lümpen muhafazakârlık' ve fos kabadayılığın sonu gelecek

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

‘Kabadayılığı’ harbilik zannedenler varsın böyle devam etsinler. Bütün Türkiye, bir liderin, yüreği yanan insanların protestosuyla karşı karşıya kaldı mı, hele ki yeterince koruması ve emrine amade polisleri yoksa, ne hâllere düşebildiğini gördü bir kere. Kaçacak delik aranırken suratların nasıl solduğunu, etraf korumalarla sarılıyken nasıl aslan kesilindiğini… Korku ve öfkeyle yüklü saldırganlığın acizliğini… Ne yapsanız nafile artık, avenelerin fıtratını sergileyen tekmeler akıldan çıkacak gibi değil. Somalı bir genci iki ‘özel güvenlikçi’ tutarken yerde tekmeliyor; basıyor tekmeyi böğrüne böğrüne… Tek başına bir ödlek, güruh olunca kabadayı olan bir organizmayla karşı karşıyayız! ‘Siyasi İslam’ iddiasındakilerin Türkiye versiyonuna bir tanım bulmak gerekecek ileride. Biz ‘totaliter lümpen muhafazakârlık’ diyelim. Siyaset sosyolojisiyle uğraşanlar daha temelli bir terim bulur ne de olsa…

Bir vakitler ezildiklerini söyleyenlerin gözü dönmüş rövanşizmleriyle yarattıkları Türkiye işte bu!

… Kanalizasyonlar patladığında ve tifo yayıldığında pisliği temizlemek zorunda kalır toplumlar. Bizim yaşadığımız da bu… Siyasetin kanalizasyonu patladı, tüm ülkeyi pislik götürüyor, tifo mikrobu her yerde! Dün Gezi’de, Antakya’da, Ankara’da, İzmir’de, Eskişehir’de, bugün Soma’da tifoya antikor geliştiriyoruz! Ne menem bir mikrop olsa da Türkiye’nin namuslu halkları bir şekilde yok etmesini bilecektir, enseyi karartmayın! Millete dayılanan fos kabadayılığın inanın bir sonu olacak.

Ceyda Karan’ın yazısı