Mümtaz'er Türköne: Maden ruhsatlarını Başbakanlık veriyorsa, 'havuz problemi'ne bakmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sorumluların ortaya çıkmasını engellemek için gerçeklerin üstü örtüleceğine göre, gelecekte benzer faciaları engelleme imkânımız kendiliğinden ortadan kalkıyor. Hangi kuralı benimserseniz benimseyin, hangi tedbiri alırsanız alın; elinizde gerçekler yoksa hiçbir işe yaramaz. Gelişmiş ülkelerin bizden üstünlüğü, gerçeklere ve dolayısıyla sorumlulara ulaşma yeteneğinden kaynaklanıyor. Soma’da gerçekler, gerçeği bulmakta görevli yetkililer marifetiyle sorumlulukları buharlaştırmak için çarpıtılacak. Çarpıtılmış gerçeklere dayanan hiçbir tedbir ise bir sonraki kazayı engellemeye yetmeyecek.

Maden ruhsatlarının Başbakanlık eliyle verilmesinin, yol açtığı inisiyatif dağılması yüzünden bu kazanın sebepleri arasında yer aldığını iddia etmek mantıklı. Başbakan o kadar işinin arasında liyakat-ehliyet şartlarının dışında kişisel ölçülere dikkat etmiş olabilir. Hatta bu maden ruhsatı dağıtma işinin Türkiye’nin bir türlü çözemediği “havuz” problemi ile ilişkisi üzerinde de durulabilir. Daha acil bir problemimiz var. Başbakan’a güvenerek gerçeklere ulaşma imkânını doğrudan kendisi ortadan kaldırıyor. Kazadan sonra Soma’daki ocağın, mart ayı içinde denetimden geçtiğini belirtip “işçi sağlığı iş güvenliği noktasında başarılı olduğu tespit edilmiştir” demek peşin peşin bir aklama değil mi? Ne Hükümet’in ne de şirketin bir sorumluluğu yokmuş. Hükümet içinde hangi babayiğit bu sözün üzerine çıkıp, gerçeği bulmamıza yardımcı olacak bir hata veya eksik bulabilir?

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı