Ayağında basma şalvar…. Sırtında el örgüsü hırka. Saçında çiçek desenli yazma. Çömez muhabirken, hayatımda ilk defa Soma’da maden kazasına gittiğimde, böyle bekliyorlardı ocağın kapısında… 30 sene geçti. Hâlâ aynı böyle bekliyorlar.
… Çünkü, her gün mezara girip, günde 40 lira yevmiyeyle, anca bu kıyafeti alabilirsin sevdiğine, çocuklarının anasına.
Oysa, tabuttan çıkarıldıktan sonra, ambulansın sedyesi kirlenmesin diye, can pazarında bile devletin-milletin malına titizlenen o mübarek adamların, kadınlarıdır onlar… Sırtlarından trilyonlar, servetler kazanılır, onların sırtında anca el örgüsü hırka. Bak mesela, 300’den fazla canımız gitti, maaşlarını topluyorsun, ekonomi bakanının koluna bi saat almaya bile yetmiyor.
300 can daha gitse, ucu ucuna!
Dolayısıyla… Cübbeni çıkar siyasete gir, üniformanı çıkar Meclis’e gir, sıktı artık. Ceplerine Euro sıkıştırılan takım elbiseni çıkar da, madene gir! Kutusuna dolar istiflediğin ayakkabını çıkarıp çizme giy de, öyle gir. İnsanlıkla alakanız kalmadı. İnsan görürsünüz biraz.