Adli Tıp Kurumu, doğuştan orta derecede zekâ geriliği nedeniyle vücudunda yüzde 70 oranında fonksiyon kaybı bulunan tecavüz mağduruna iki farklı vakada iki farklı rapor verdi.

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre Edirne’de 1997’de doğan B.A., tedavisi aksadığı gerekçesiyle ailesinden alınıp Edirne Çocuk Yurdu’na yerleştirildi.
B.A., 20 Şubat 2013’te yurtta kendisinden yaşça büyük kızların “Kızlık muayenesi yapacağız” diyerek şişle cinsel saldırıda bulunduğunu anlattı.
‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan açılan davada üç sanığa iki yıl altı ay, bir kişiye ise bir yıl 10 ay hapis cezası verildi.
‘Zeka geriliği, karşı çıkmasına engel’
B.A. daha sonra yurttan alınıp yine ailesinin yanına verildi. O dönem 42 yaşındaki C.G., 2014’te B.A.’ya “Seninle evleneceğim” diyerek birden fazla kez tecavüz etti.
Adli Tıp 6’ncı İhtisas Kurulu, 20 Mart 2015 tarihli raporunda, “B.A.’nın zekâ geriliği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyette” ifadesine yer verdi.
Tecavüz faili sanık C.G., 21 Mayıs 2015’te ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 19 yıl dokuz ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.
‘Zeka gerili anlaşılamayabilir’
Daha sonra Çankırı Eldivan Zihinsel Engelliler Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne gönderilen B.A., 19 Ekim 2015’te kentte gezerken Şelale Tekel Bayisi’ne gelerek tuvaleti kullanmak istediğini söyledi.
Önce temizlik görevlisi 24 yaşındaki C.Ö., B.A.’ya tuvalette, sonra da 43 yaşındaki büfe sahibi E.D., otomobilinde tecavüz etti. E.D., ertesi sabah 20 lira vererek B.A.’yı bir marketin önüne bıraktı.
Market sahibi durumu polis bildirdi. Tecavüzü anlatan B.A., savcıya “Yurtta anneler beni sürekli dövmektedir. Hatta hortumla dövdüler. Bu yurtta kalmak istemiyorum” diye ifade verdi.
Büfe sahibi E.D., polise tecavüzü anlattı ancak savcılıkta bunu reddetti. Kamera kayıtlarının incelenmesiyle tecavüz ortaya çıkarken, B.A.’nın iç çamaşırlarında C.Ö. ve E.D.’nin DNA’sı bulundu.
Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davaya yine Adli Tıp 6’ncı İhtisas Kurulu rapor verdi. Kurulun 27 Ocak 2016 tarihli raporunda “Kendisindeki zekâ geriliği hekim olmayanlarca anlaşılamayabilir ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve kendisini tanıyanlarca anlaşılabilir” dendi.
Davanın 8 Mart 2016’daki duruşmasında Bakımevi Müdürvekili Hilal Ak, “Kanımca ilk bakışta rahatsızlığı anlaşılabilirdi” diye konuştu. Polis Hakan Dönertaş’sa “Mağdureyi gördüğümde görünüm olarak rahatsız olduğunu anladım” dedi.
Hakim ‘ilk bakışta anlaşılır’ dedi
‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından yargılanan iki sanık, 21 Ocak 2017’de adli tıp raporuna dayanarak beraat ettirildi: “Sanıkların B.A.’nın zihinsel engelli olduğunu bilmedikleri, adli tıp raporu uyarınca engeli anlayamayabilecek durumda oldukları, mağdure ile geçerli bir rızasının olduğu hususunda esaslı hataya düşerek, cinsel ilişkiye girdikleri (..)”
Hakim Fatma Ekinci, karara şerh koyarak ‘raporda akıl sağlığının hekim olmayanlarca anlaşılamayacağı belirtilmiş ise de mahkeme heyetince ve vicdanen mağduredeki rahatsızlığın hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılabileceğini’ anlattı.
B.A.’nın avukatları, rapora itiraz etti. İtirazı kabul eden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17’nci Ceza Dairesi, yeniden yargılama kararı verdi.
Başka yurda yerleştirildi
B.A.’nın dava sürerken bir kez daha istismara maruz kaldığı da ortaya çıktı.
Çankırı başsavcılığına ifade veren B.A., kentte 31 Aralık 2016’da yılbaşında dışarı çıktığını, tanımadığı bir erkeğin kendisini istismar ettiğini anlattı.
B.A., ifadesinde şunları da söyledi: “E., H., ve A. isimli hastabakıcılarım beni yere yatırıp dövüyor. Kafama elleriyle vuruyorlar. Hortumlu soğuk su döküyorlar. H. ‘Sana cereyan vereceğim’ diyor. Ben yaramazlık yapmadım.”
Yurt yöneticileri hakkında şikayetçi olunurken B.A., farklı bir yurda yerleştirildi.