RIFAT DOĞAN
Gezi Parkı eylemleri sırasında Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle vurulup hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın 6 Nisan Perşembe günü görülecek duruşması öncesinde baba Sami Elvan, sadece polis değil emri verenlerin de yargılanması gerektiğini belirtti.

269 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Berkin’in ölümüyle ilgili iddianame 1270 gün sonra tamamlanabilirken, iddianamede sadece bir şüpheli bulunuyor, o da ZET olarak bilinen gaz fişeği silahını kullanan polis memuru.
O polisin yargılanacağı 6 Nisan tarihi yaklaşırken, adalet arayışları uzun süre sonra adliyeye taşınacak baba Sami ve anne Gülsüm Elvan, duruşma öncesinde Diken’e konuştu.
‘En alttan en üste kadar bütün sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz’

Berkin’in ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı. Davanın ilk duruşması 6 Nisan’da. Ne bekliyorsunuz? Neler söylemek istersiniz?
Sami Elvan: Berkin vurulduğundan bu yana neredeyse 4 yıl geçti. Adalet arayışımız sürüyor. Berkin’in ölümüyle ilgili davada ilk duruşma görülecek. Bu davanın iddianamesinde ismi geçen tek bir şüpheli polis var. Tabi bizim talebimiz en alttan başlayarak en üste kadar bütün sorumluların yargılanması, yani emri verenlerin de yargılanması. Bunların bu dosyadan aklanmaması ve en ağır cezayı almalarını talep ediyoruz. İlk duruşma ve bu dosyanın tek sahibi biz değiliz. Berkin’i kendi çocukları gibi benimseyip uğurlamaya gelen insanların, bu dosyaya da sahip çıkacaklarını biliyoruz. Berkin’in davasına sahip çıkarak Güneydoğuda ölen veya başka bir yerde ölen çocukların haklarını savunmuş olacaklar. Benim düşüncem, biz ne kadar kitlesel bir savunma verebilirsek, davayı ne kadar kitlesel olarak sahiplenebilirsek bu davadan sonuç alabiliriz yönünde. Yoksa başka türlü bu davanın bize dönüşü olmayacağını düşünüyorum.
Sanık polis ilk duruşmaya getirilmeyecek, SEGBİS ile dinlenecek. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
S.E.: Bizim açımızdan olumsuz bir karar. Biz onun duruşmaya gelip gözümüzün içine baka baka savunmasını vermesini ve konuşmasını istiyoruz. Bakalım konuşabilecek mi? Berkin 4 yıldır yok ama onun belki de çocuğu var. Bakalım oğlunu kaybetmiş annenin yüzüne, o suçsuz günahsız çocuğumu hedef alarak vurduğunu nasıl anlatabilecek? Savunmasız bir çocuğu nasıl kasten vurabildiğini bizim gözlerime bakarak anlatıp, hesabını verecek. Duruşmada ona soracağım, eve gittiğinde çocuklarının yüzüne bakabiliyor mu? Duruşmada olmasını mahkemeye gelmesini istiyorum çünkü biz Berkin’i üç buçuk dört yıldır arıyoruz, halen ilk gündeyiz, 16 Haziran’dayız. Çünkü biz inanmıyoruz çocuğumuzun öldüğüne, hakikaten inanmıyoruz. Bakalım kendini savunabilecek mi? Soracağımız sorulara cevap verebilecek mi? Onun için gelmesini istiyoruz.
‘Sonuna kadar bu davanın peşinde olacağız’

Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük ve Abdullah Cömert davaları başka illerde görüldü. Siz de davanızın başka bir ile gönderilmesi endişesini yaşıyor musunuz?
S.E.: Endişem şundan dolayı, Sivas davası ve Gezi çocuklarının davası başka illerde görüldü. İstanbul’a Avrupa’nın en büyük adalet sarayını yaptılar. Güvenlik desen İstanbul’da olmayan güvenlik Türkiye’de hangi ilinde var? Hiçbir ilde yok, en fazla güvenlik İstanbul’da. Ama davanın kitlesel olmasından korkarak ve üzerimizde baskı kurmak için başka bir ile de sürebilirler. Nereye sürerlerse sürsünler, biz bundan korkmayız, isterseler Fizan’a sürsünler. Biz nereye giderse gitsin, sonuna kadar bu davanın peşinden gideceğiz. Neyse hakkımız onu söke söke alacağız. İster cumhurbaşkanı ister başbakan olsun, isterse milletvekili, kaymakam olsun, bu dosyada kim sorumluysa onun yakasına yapışacağım çünkü ben bir babayım.
‘Berkin’in davası, herkesin davası’
Berkin’in son yolculuğuna uğurlanmasında milyonlar vardı. Bu davanın ilk duruşmasının görüleceği o gün de yine kalabalık olması bekleniyor. Herkes gelip takip etmek isteyecek. Onlara şimdiden bir mesajınız var mı?
S.E.: Başında belirttiğimiz gibi Berkin davası sadece Elvan ailesinin değil, herkesin davası. İster milletvekili, ister sıradan vatandaş, ben bütün Türkiye’nin bu davayı sahiplenmesini istiyorum. Bizim davamız doğudan batısına, kuzeyinden güneyine bütün çocukların davası çünkü onlar bizim geleceğimiz. Onların hakkına sahip çıkmak bizim görevimiz. O açıdan Berkin Elvan davasının sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gündeminde olması gerekiyor. Herkesin bu konuda duyarlılık göstereceğine inanıyorum. 14 yaşındaki çocuğu ‘terörist’ ilan ettiler. Berat Albayrak çocuğumu hedef gösterdi. Emniyet amiriyle yazışmaları çıktı. Bunu sosyal medyada kampanya haline getirdiler ve ‘Elimizde fotoğrafları var’ dediler. Ben onlardan da hesap sorulması için bu davaya herkesin sahip çıkmasını istiyorum.
‘Futbolcu olmak istiyordu’

Son anmasında ‘Uyan Berkinim seni yarın sınava götürecektim’ demiştiniz. Berkin bugün okuyor olsaydı, ne olmak isterdi, hayali neydi?
Gülsüm Elvan: Berkin’in futbola çok merakı vardı. Futbolcu ya da antrenör olmak istiyordu. Burada Mahmut Şevketpaşa Kulübü’nde oynuyordu. Çok iyi futbol oynardı. Hatta Kasımpaşa Kulübü’nden izlemeye gelenler olmuş ve ‘Bu çocuk kim? Bunu istiyoruz’ demişler. Ama maalesef ne sınava sokabildim ne de futbolcu olabildi. Ben ekmek almaya gönderdim, onlar kanlı gömleğini elime verdi.
İddianamede çocuğumu suçlu göstermeye çalışmışlar, suçlu olduğu için öldürülmesi mi gerekiyordu, yoksa aileye teslim edilmesi mi gerekiyordu? Devletse bu, çocuğumu koruma altına alınacaktı. Çocuğun o hareketinden aile sorumlu olacaktı. Beni suçlu bulsunlar, beni yargılasınlar. Hastaneye götür velisi olmadan bir işlem yapılmıyor. Okulda yapılmıyor. Neden? Çünkü küçük. Bu kadarını da düşünemediler. Çocuktur bu ya çocuktur. Çocukların o yaşta bir düşüncesi bir ideolojisi olamaz. O saatte yürüyüş yok eylem yok. Sen o saatte niye biber gazı sıkıyorsun?
Çocuktan polise: Sen Berkin’in katilisin

Berkin’in vurulmasından sonra mahallede komşuları olan polis görevlisi her zaman sivil geliyormuş eve, o gün resmi kıyafetle gelmiş. 6 yaşındaki çocuğu sevmeye çalışmış, çocuk kaçmış ve “Sen katilsin, sen Berkin abimi öldürdün, ben senin yanına gelmem” demiş. Bu da onlara ders olsun. Altı yaşındaki çocuk bunu diyor. Metrobüste bir gün emekli polis çocuğu olduğunu söyleyen bir genç, ağlayarak yanıma geldi ve “Utanıyorum yanına gelmeye. Ben bir polis çocuğu olmaktan utanıyorum” dedi. Yarın öbür gün bütün çocukları böyle diyecek ve utanacaklar onlardan. Kendi çocuklarına nasıl hesap verecekler?
S.E.: Bizim çocuğumuz en ufak gayri resmi bir iş yapmadı. Rant uğruna, iki oy uğruna benim çocuğumu vurdular. Okmeydanı’ndaki rant projeleri yüzünden Berkin’i ve Burakcan’ı katlettiler. İnsanları buralardan atacaklar, kendileri gelip lüks konutlarda oturacak. Dediğim gibi umarım adilane bir şekilde yargılanırlar. Görüntüler zaten her şeyi ortaya koyuyor. Emniyet saklamaya çalıştı ama vuran belli. Olay belli.