Adana’da eşini öldüresiye döven adama dört suçtan toplamda 14 yıl altı ay hapis cezası verildi. İndirim yapılmadı.

Seyhan ilçesindeki Akkapı Mahallesi’nde yaşayan 51 yaşındaki Nusret Limonçiçeği, eşi Shakhnazahon Limonçiçeği’ni bulaşıkları elde yıkamayıp makineye koyduğu gerekçesiyle kafa atarak, tekme ve yumrukla öldüresiye dövmüştü.
Baygınlık geçiren eşini iki gün sonra hastaneye getiren Limonçiçeği, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Shakhnazahon Limonçiçeği de sığınma evine yerleştirilmişti.
Adana başsavcılığı, hastane ile adli tıptan alınan raporun çelişkili olduğunu belirterek detaylı rapor alınmasını istemişti. Üçüncü rapora göre, Limonçiçeği’nin vücudunda kırıklar bulundu, yaralar da basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek derecede.
İlk raporda “Hayati tehlike yoktur, lezyonlar basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” denmişti. Yeni delil nedeniyle Nusret Limonçiçeği tutuklanmıştı.
‘Tasarruf yapmak istedim’
Limonçiçeği hakkında ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘eşe karşı eziyet’ ve ‘cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’dan 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.
Nusret Limonçiçeği, mahkemede şu savunmayı yaptı: “Amacım iki bulaşık için makinenin çalışmamasıydı. Tasarruf yapmak istedim. Eşim de iki tabağı illa makineye koymak isteyince tartıştık. Tartışma esnasında tokat attım. O da kafasını mutfağın tezgahına vurdu ve yere düştü. Yere düştükten sonra vurmadım.”
‘Beni eve kilitledi’
Shakhnazahon Limonçiçeği, eşinin alkol aldığı zamanlar kendisini sık sık dövdüğünü, 4,5 aylık hamileyken de bebeğinin bu nedenle öldüğünü söyledi.
Türkiye’de kimsesinin olmadığı için karşı çıkamadığını ifade eden Limonçiçeği, şunları kaydetti: “Olay günü de ‘Bulaşıkları elinde yıka, makineye koyma’ diyerek tartışma çıkardı. Bana küfür edip, ‘Seni öldürürüm, bu evden çıkamazsın’ diyerek tehdit etti. Yüzüme attığı yumrukların etkisiyle başımı mutfak tezgahına çarptım. Saçımı tutup kafamı yerlere vurdu. Ben yere düştükten sonra beni tekme tokat ve yumrukla bir süre dövdü. Beni sürükleyerek yatak odasına götürüp attı. İki-üç gün boyunca evin kapılarını kilitleyerek evden çıkmama engel oldu. Herhangi bir işte çalışmadığımdan hiçbir güvencem yok. Sanıktan çok korktuğum için şikayetçi olmak istemiyorum. Kendisinden şikayetçi olsam da olmasam da cezaevinden çıkınca beni döveceğini biliyorum. Artık baş edemiyorum. Şikayetçi değilim.”
‘Eziyet’ten ceza
Mahkeme, sanığın, iki yıl önce evlenmelerinden bu yana eşine ufak gerekçeleri bahane ederek şiddet uygulandığını belirterek, eylemlerin ‘eziyet’ olduğunu kaydetti.
Sanığa üst sınırdan ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘eşe karşı eziyet’ ve ‘cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’dan, indirim uygulanmadan 14 yıl altı ay hapis cezası verildi. Hükümlünün tutukluluk haline karar verildi.