Avrupa Komisyonu 1’inci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Türkiye’nin bazı ülkelere ‘Nazi’ yakıştırması yapmasını, 2’inci Dünya Savaşı’na katılmamasına bağladı.

Hollanda’nın dışişleri bakanlığını da yapmış Timmermans, İtalya’nın La Stampa gazetesine verdiği söyleşide, “Erdoğan, Hollandalılara ‘Nazi’ dediğinde ne düşündünüz?” yolundaki soruyu şöyle yanıtladı: “Bu acı verici bir şey çünkü Türkler 2’inci Dünya Savaşı’nı yaşamadılar, belki bu nedenle bu kelimenin ağırlığını anlamadılar. Biz savaşta çok acı çektik. Rotterdam Nazi saldırılarında yerle bir oldu, 100 bini aşkın Hollandalı toplama kamplarına götürüldü ve bir daha geri dönmediler. Türkler 2’inci Dünya Savaşı’nı yaşamadılar, belki bu nedenle bu kelimenin ağırlığını anlamadılar. Bu bizim için kabul edilemez bir ifade. “
Türkiye ile sürtüşme seçim kampanyasına dönüştü
Hollanda’da 15 Mart’ta yapılan ve Başbakan Mark Rutte’nin partisi VVD’nin kazandığı seçimler hakkında Avrupa Birliği’nin (AB) seçim kampanyasının merkezindeymiş gibi gösterilmesine şaşırdığını söyleyen Timmermans, “Gerçekte bu hiç olmadı. Kimse bu konuda konuşmadı. Hollanda’da seçim arifesinde herhangi bir tema yoktu, Türkiye ile sürtüşme başlayınca gerçek bir seçim kampanyasına dönüştü” diye konuştu.
Seçimleri aşırı sağcı Geert Wilders’in kazanacağına asla inanmadığını belirten Timmermans, AB karşıtı popülist adayların da yarıştığı Fransa ve Almanya’daki seçimler öncesinde Wilders’in kaybetmiş olmasının önemli olduğunu söyledi.
Hollandalılar Türklere güvenmiyor
Mülteci meselesinde Avrupa toplumları ve devletleri arasında birbirine güvensizlik olduğunu söyleyen eskib bakan, “Zenginler fakirlere, fakirler de zenginlere güvenmiyor. Hollandalılar Türklere güvenmiyor, Almanya göçmenler konusunda İtalya’nın gerekeni yaptığına inanmıyor, İtalya ise Almanya’nın bu konuda gereken dayanışmayı gösterdiğine inanmıyor” diye konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in zayıf bir Avrupa istediğini savunan Avrupa Komisyonu başkan yardımcısı şöyle devam etti: “Bu yüzden Putin, buradaki sağ kanattaki milliyetçilere destek veriyor. Ruslarınki ideolojik değil, tamamen stratejik bir seçim, çünkü Batı’nın sınırlarının kendi sınırlarının dibine dayanacağını gördüler. Onların bu mantığı anlaşılabilir, ama eğer bölünürsek Putin bizi birbirimize karşı kullanma şansını yakalayacak.”