Premier Lig ekiplerinden Arsenal’de top koşturan Mesut Özil’in hayatı, Kai Psotta’nın kaleme aldığı ‘Mesut Özil Maçların Sihri’ adlı kitapta toplandı.

Hürriyet’ten Ali Varlı’nın haberine göre 16 Mart’ta raflardaki yerini alacak kitabın özetini yayınlayan Bild gazetesi, Özil’in Real Madrid’de birlikte çalıştığı Portekizli teknik direktör Jose Mourinho’yla yaşadığı bir tartışmanın anlatıldığı bölümleri sayfasına taşıdı.
‘İki boksör gibiydik’
Özil, bir maçın devre arasında Mourinho ile aralarında geçen tartışmayı kitapta şöyle anlatıyor: “Mourinho küfür etti. Herkesten çok da bana etti. Aslında yaptığı konuşmanın tamamını bana ayırdı. İçten içe beni sevdiğini bildiğim için eleştirilerini hazmetmeye çalıştım. Bana ‘Sen iki güzel pasın yeterli olduğunu düşünüyorsun’ diyerek bağırdı. ‘Kendine kötülük yapıyorsun. Kendini çok iyi sanıyorsun. Sana göre yüzde 50 kapasiteyle oynamak yeterli geliyor’ dedi. Karşılıklı gözlerimizi birbirimizin gözlerine diktik. Birbirine ringde bakan iki boksör gibiydik.”
‘Artık susmasını istiyordum’

Tartışmanın devamında “Hadi giy” diyerek formasını önüne fırlattığı Portekizli teknik direktörün konuşmayı sürdürmesinin kendisini daha da sinirlendirdiğini dile getiren Özil, “Kafasına kramponlarımı fırlatmak istiyordum. Artık susmasını istiyordum. Beni rahat bıraksın istiyordum” diyor.
‘Mourinho söylediklerinde haklıydı’
Komşusu Sergio Ramos’la yaptığı uzun konuşmalar sonucunda hata yaptığını anladığını belirten Özil, önce Ramos’tan daha sonra da tüm takım arkadaşlarından özür dilemiş: “Bir kaç gün sonra Mourinho’nun yanına gittim ona teşekkür ettim. Çünkü onun söyledikleri kafama dank etmişti. Ona, gözlerimin içine bakarak zayıf yönlerimi söylediği için minnettar olduğumu söyledim. O da bana ‘Seni rahat bırakmayacağım, ta ki sen tüm potansiyelini kullanana kadar’ cevabını verdi. Barcelona maçı öncesi soyunma odasında tüm takımın önünde bana ‘Benim seçtiğim kelimeler ve tavrım biraz kaba olabilir. Senden bunun için özür dilerim. Diğer kısımları zaten konuşmuştuk’ dedi. Mourinho söylediklerinde haklıydı. Ben çabuk doymuştum. Güzel oyun yeterli sanıyordum. Çabuk mutlu oluyordum. Mourinho beni bu tavrımdan kurtardı.”