Ülkenin, -kimilerinin- torunu olmakla övündüğü Osmanlı’dan miras en köklü bankası Ziraat artık Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) malı.
154 yıl önce “Ezilen çiftçilerin dertlerine çare bulunabilmesi” (kendi sayfasından alıntı) amacıyla kurulan Ziraat, Kerkük-Yumurtalık ham petrol boru hattı sürecinde kurulan BOTAŞ, yılbaşı ikramiyesi tadında ocakta devredilen Milli Piyango, daha niceleri de beş buçuk ay önce kurulan TVF marifetiyle “kâğıt” olacakları günü beklemeye başladı.
Kâğıttan kastım “seküritizasyon” dedikleri, menkul kıymet haline getirilmesi.
Düne kadar BDDK ve Sayıştay denetiminde olan Ziraat Bankası, Başbakan’a bağlı çalışan ve bundan böyle -o da muhalefet milletvekillerinin zoruyla- konulmuş “bağımsız denetim”e mi tabi olacak?