Bağımsız milletvekili Aylin Nazlıaka, ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı içeren anayasa değişikliği teklifinin görüşmeleri sırasında kendisini Meclis kürsüsüne kelepçelediği eylemi yapma gerekçesini, “Bu protesto, ‘Bir kişi ne yapabilir ki?’ sorusuna yanıt oldu. Tek kişinin bile bir şeyleri değiştirebileceğine dair bir umut oldu. Çünkü korku bulaşıcıysa, cesaret de bulaşıcıdır” diye anlattı.

Nazlıaka, geçen haftaki görüşmelerde kendisini Meclis kürsüsüne kelepçelemiş, AKP’li kadın vekiller, erkek vekillerin işareti ve talimatıyla etrafını sarmıştı. Bunun üzerine CHP’li ve HDP’li kadın vekiller de gelerek Nazlıaka’ya fiziki bir müdahalenin önüne geçmeye çalışmıştı.
Bu esnada başta AKP’li Gökçen Özdoğan Enç’in kadın vekillere açık şekilde saldırdığı, HDP’li Pervin Buldan’ın göğsünü tekmelediği, CHP’li Şafak Pavey’i ittiği, HDP’li Burcu Çelik’in saçını kopardığı görüntüler akıllara kazınmıştı.

Hürriyet’ten Ayşe Arman’a konuşan Nazlıaka, kavgaya yol açan tek başına eyleminin gerekçesini, “Birçok MHP seçmeni beni aradı, “Biz Cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz. Bu rejim değişikliği ülkemizin üniter yapısını bozacak. MHP milletvekillerine ”Hayır’ oyu verin’ diyoruz ama dinletemiyoruz. Lütfen bizim sesimiz olun!” dediler” diye anlattı.
Bağımsız vekil olduğu için kürsüde konuşma hakkı verilmediğini belirten Nazlıaka şöyle devam etti: “Ben de kürsüye kendimi kelepçeleyip, MHP Genel Başkanı’na ve milletvekillerine nezaketli ve içten bir tonlamayla, “Evet’ derseniz, tarihe kara leke olarak geçersiniz. ‘Hayır’ derseniz tarih yazarsınız!’ dedim. Devlet Bey’e de, ‘Adınız Devlet, çok güven veriyor. Lütfen Cumhuriyetimize, devletimize sahip çıkın!’ diye seslendim.”
‘Bir etkisi olmazdı’

Arman’ın eylem yapmak yerine ısrarla başka yollar önerdiği bağımsız vekil, “Randevu alıp, kendisine söyleseydiniz ya…” yorumuna da şu yanıtı verdi: “Bir etkisi olmazdı! Birinci turda 1’inci madde 347 kabul oyu almıştı. Bu konuşmadan sonraki oylamada 339 kişi ‘Evet’ dedi. Sekiz kişinin oyunu değiştirmesi, benim için çok kıymetli. Ertesi gün, eski ülkü ocakları genel başkanları ‘Hayır diyeceğiz!’ diye bir açıklama yaptı…”
‘Meşru bir hak’

Meclis’teki oylamaların rutin olmadığını, rejimi değiştirecek anayasa düzenlemelerinin oylandığını hatırlatan Nazlıaka “Ben de ‘Bir şeyler yapmalıyım’ dedim ve demokratik protesto hakkımı kullandım. Ayrıca bu, çok meşru bir hak. CHP’nin yaptığı gibi kürsü işgali ya da ‘filibuster’ diye tanımlanan kürsüde konuşma süresini uzatma yöntemi, bazı ülkelerde yıllardır uygulanıyor…”
Protestosunun “Bir kişi ne yapabilir ki?” sorusuna yanıt olduğunu kaydeden bağımsız vekil, “Tek kişinin bile bir şeyleri değiştirebileceğine dair bir umut oldu. Çünkü korku bulaşıcıysa, cesaret de bulaşıcıdır” diye konuştu.
‘AKP’li İnceöz maymuncukla açmaya çalıştı’

Nazlıaka, arbedeyi ise şöyle anlattı: “Yaşananlar kelimelere sığmaz! Şafakcığım ilk andan beri yanımdaydı. ‘Direnişine saygı duyuyorum, ikna için değil, destek için yanındayım!’ diyerek dayanışmanın en asil halini gösterdi. Uzun süre ayakta durmasın diye hem ona hem de yanıma destek için gelenlere, ‘Bir şeye ihtiyacım olursa ben haber veririm!’ dedim. Bir ara AKP’li kadınlar aniden etrafımı çevreleyince bir tuhaflık olduğunu anladım. ‘N’apıyorsunuz?’ diye bağırdım. HDP’nin kadın vekilleriyle göz göze geldim, hemen yardıma koştular. O sırada, birileri kollarımı arkadan tuttu, beni çekiştirmeye başladılar. AKP’li İlknur İnceöz bileğimi çekiştirip, getirdiği maymuncukla kelepçeyi açmaya çalıştı. Sonra tornavidayla denedi. İtiş kakış… Müthiş bir arbede… Meğerse ben bağırdığımda, Şafak da kürsüye doğru gelmiş. Ben iç halkada kaldığım için onu göremedim. Yere düşmüş, protez kolu çıkmış. Çok ama çok üzgünüm. Burcu Özkan’ın saçını tutam halinde koparmışlar. Pervin Buldan’ın göğsünü tekmelemişler. Melike’nin kolunu incitmişler. Sabaha kadar hastanelerdeydik.”