Ahmet İnsel: 'Hayır' oyu vermeye zaten kararlı seçmenlerin omuzlarında büyük ve ağır bir sorumluluk var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

7 Haziran seçimlerinde, AKP’nin ilk kez Meclis’te çoğunluğu kaybetmesine neden olan birçok etmen arasında, bu partiye oy vermiş olanların bir kısmının cumhurbaşkanının parti başkanı gibi meydanlara inmesi, başkanlık rejimi için kampanya yapmasına karşı duydukları tepki de vardı.

“Seni başkan yaptırmayacağız” sloganı etkili olmuş ve AKP seçmeninin bir kısmı bu projeye karşı çıkan partilere oy vermiş, bir kısmı sandığa gitmemişti. Sonra “ya ben ya kaos” stratejisinin nasıl hayata geçirildiğini ve ürkütülen seçmenin geri kazandırıldığını biliyoruz.

Şimdi 2015 yaz ve sonbahar aylarını kat be kat aşan bir kaos ortamında ve idarenin temel hak ve özgürlükleri keyfi biçimde kısıtlama imkânına sahip olduğu OHAL yönetimi koşullarında anayasa değişikliğine ‘hayır’ oyu vermesi için AKP ve MHP seçmenlerini ikna etmek çok daha zorlu bir çaba gerektiriyor.

‘Hayır’ oyu vermeye zaten kararlı olan seçmenlerin omuzlarında büyük ve ağır bir sorumluluk var. AKP ve MHP seçmenlerini, önerilen değişikliklerin sadece muhalifler değil, iktidarın bugün makbul gördüğü kesim, kişi ve çevreler için de büyük bir güvensizlik getirdiğini anlatmak. Bunu yapmak için elimizde farklı birçok tarihi tecrübe var. Yeter ki bütün bu tecrübelerin ortak paydasını açık ve net biçimde ortaya koymaktan imtina etmeyelim.

Ahmet İnsel’in yazısı