İktidar oylanmayacak, iktidarın “tekliflerden bir teklifi” oylanacak.
Yeni anayasa kabul edilmezse eskisi yürürlükte kalır.
Erdoğan da eskisinin verdiği yetkileri şakır şakır kullanmayı sürdürür. Orduya komuta eder, hükümeti toplar. “Adı konulmuş başkanlık sistemi” yerine “adı konulmamış yarı-başkanlık sistemi” tercih edilecekse öyle olur. Üçüncü bir yol yoktur. “Eskisi gibi meclisin seçeceği cumhurbaşkanı” ancak Kılıçdaroğlu’nun hayallerini süsleyen bir uçukluktur.
Unutmayın ki cumhurbaşkanının “sorumsuzluğu” da sürecektir! (Şu anda kodeste bulunan birisinin onu mahkemeye verme girişimine kargalar bile gülmüşlerdi. Bu kadar cehalet ancak yürürlükteki Anayasa’yı okuma özürlü olmakla mümkündü.)
Bunlar adam olsalardı “sorumluluk yüklenmiş” başkanı tercih ederlerdi…
Maşallah çok zeki oldukları için “kısıtlanmış başkan” istemiyorlar.
Eh, kendileri bilirler.
Bakalım halk ne der? Hani şu kısa bacaklı, kıllı adamlar ne yönde karar verirler?
İşin rengi bellidir ama nasıl olsa “halk cahil, kandırılıyor, neye oy vereceğini bilmiyor” edebiyatı burada da devreye sokulacaktır.
Hiç şüpheniz olmasın, bütün seçimlerde de aynı terane gene duyulacaktır.
Evet hanımlar beyler, top sizde.
Her yeni seçimi de çatır çatır kazanacağını bilerek, 2024’e kadar yarı-başkan Erdoğan mı, 2029’a kadar tam başkan Erdoğan mı istersiniz?