Huzuru ve istikrarı demokrasi ve özgürlükte değil vekâlet savaşlarında, İslamcılıkta, tek adam yönetiminde arayan iktidar memleket sathını Ortadoğulaştırdı. Zaten ağır aksak işleyen kurumlar, İslamcı odaklar arasındaki muharebede tek tek çökertildi.
İktidar cephesi ‘huzur ve istikrar’dan ‘savaştayız’ aşamasına geçti. Kitlesini milli seferberliğin neferleri olarak görmek istiyor. Hedef saptırarak kendine muhalifi ‘düşman’, saldırganı ‘masum’ yerine koyuyorlar. Tüm eforunu muhalifleri sindirmek üstüne kuran iktidar kendine güvence altına alayım derken yaşamın kutsallığını kendi bekasına kurban ediyor.
Eğer bir savaş varsa bu savaşı çıkartan biz değiliz, memleketi yangın yerine çeviren de biz değiliz. Sadece hedefi bizleriz ve sorumlulardan hesap sorma hakkına sahibiz. Bu dünyayı cehenneme çevirmek isteyenlerin ne denli çok olduğunun farkındayız. İslamcıların silahlısının, silahsızının bizi arzu ettiğimiz gibi yaşamaktan uzaklaştırmak için her yolu denediğini de görüyoruz. Ama susmayacağız, kabullenmeyeceğiz, sineye çekmeyeceğiz.